MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- Sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/489 esas, 2014/250 karar sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında TCK'nın 86/2, 125/1, 125/4, 109/2, 109/3-b, 106/1-1. madde ve fıkraları uyarınca yaralama, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın yaralama eylemine ilişkin mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit eylemlerine ilişkin beraat kararı verilmesi ve hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1-b-3. maddesi uyarınca tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, ayrıca uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre incelemeye esas hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,
2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy