MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararların niteliği ile suç tarihine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ...’nin vekilinin 20/02/2015 havale tarihli dilekçeyle sunduğu katılma talebi hakkında bir karar verilmemiş ise de, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki ...’nin davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 184/4. maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçunun oluşabilmesi için taşınmazın Belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olması gerekir. Somut olayda, dosyaya sunulan 22/10/2014 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmazın deniz kenarında olduğu belirtilerek, inşaatın bina vasfında olduğunun ve her ne kadar belediye sınırları dışında olduğu belirtilmiş ise de özel imar rejimine tabi yerlerden olduğunun belirtilmesi, 02/02/2015 tarihli ek bilirkişi raporunda ise Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulamadan kaldırıldığının belirtilmesi, ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 21/01/2013 tarih ve 337 sayılı yazısında suça konu taşınmazı bulunduğu köyün 1/25000 ölçekli İl Çevre Düzeni planında “konut + turizm” alanı olarak planlandığının belirtilmesi karşısında, suça konu parselin özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının ilgili kurumdan sorularak kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti sağlanıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi,
2- (1) numaralı bozmaya uyulması ve imar kirliliğine neden olma suçunun oluştuğunun kabulü durumunda ise, hükümden sonra 18/05/2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy