MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, mala zarar verme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, kovuşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan eden ancak davaya katılma talebi Cumhuriyet savcılığındaki şikayetçi olmadığına dair beyanı nedeniyle mahkemece reddedilen mağdur ...'ın CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca katılan sıfatıyla davaya kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
1-a)Sanık ...'ın kendisi hakkında tehdit eyleminden kurulan beraat hükmüne ilişkin gerekçeye yönelik açık temyizinin bulunmaması karşısında, temyizde hukuki yararı bulunmadığı,
b) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda, korunan hukuki yararın niteliği itibariyle suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan katılan ...'ın temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak katılan sanık ... müdafisinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında tehdit eyleminden kurulan beraat hükmü ile sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün sanık ... müdafisinin temyiz başvurusu üzerine incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
b) Sanık ... hakkında tehdit eyleminden kurulan beraat hükmünün de, usul ve Kanuna uygun olduğu,
Anlaşıldığından, katılan sanık ... müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında hakaret, kasten yaralama ve mala zarar verme eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'ın aşamalarda olay günü tanık ...'in evinin önünde otururlarken katılan ...'ın aracı ile kendi aracına çarptıktan sonra kaçmak istediğini, kendisini durdurmaya çalıştığında da küfür ettiğini, kendisinin de ...'ya küfür ettiğini, ...'nın bıçak çekip tanık ...'in araya girmesi ile fırsat bularak arabasına binip kaçtığını, kendisinin de ...'yı bir süre takip ettiğini, sonra takibi bıraktığını beyan etmesi, katılan ...'nın aşamalardaki beyanlarında, olay günü kahvede otururken sanık ...'ın kendisine küfür ettiğini, aralarında tartışma çıktığını, kendisinin olay yerinden uzaklaştığını, evinin önündeyken sanık ...'ın arkasından gelerek küfür ettiğini, birden bıçak salladığını, kolundan yaralandığını, kendisinin arabasına binerek kaçtığını, sanık ...'ın da peşinden takip ettiğini, arabasına iki yandan çarparak arabayı durdurmaya çalıştığını beyan etmesi, tanık ...'in ise taraflar arasında kahvede oturduklarında tartışma olup olmadığına dair bir beyanda bulunmayarak evin önünde taraflar arasında geçen olaya dair beyanda bulunması ve bu olay esnasında tarafların karşılıklı birbirlerine küfür ettiklerini beyan etmesi karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında hakaret suçu bakımından TCK'nın 129. madddesinin, kasten yaralama ve mala zarar verme suçları yönünden ise TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafisi ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy