MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan "suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kasta dayalı kusurun ağırlığı, failin amaç ve saiki gözönüne alınarak" gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, hakkaniyet ölçülerine uyulmadan, tehdit suçundan, temel cezanın üst sınırdan tayin edilmesi,
2- Sanığın katılana gönderdiği mesaj içeriklerine göre tehdit eyleminin TCK'nın 106/1-1.cümledeki suçu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 106/1-2. cümlesinden uygulama yapılması,
3- Sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçu olarak kabulü halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, hakaret ve tehdit suçlarında uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4-Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura birden fazla tehdit içeren mesajların gönderilmesi şeklindeki eylemlerde, TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetindeki TCK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, hakaret ve tehdit suçlarında TCK’nın 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezada hapis cezasının tercih edilmiş olması, karşısında öncelikle tekerrüre esas alınan suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı saptanarak, sonucuna göre tekerrür ve hapis cezasının tercih edilip edilmeyeceği, hususlarının değerlendirilmesi gerekliliği,
6- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince hakaret ve tehdit suçları yönünden yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu nedenlerle yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesi,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy