(5237 S. K. m. 43, 51, 53)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Mala zarar verme eyleminden kurulan hükümlerde öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanıklar ... ve ... müdafisi ile sanık ...'in TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri ve katılanlar ile aralarında alacak borç ilişkisi olduğunu, olay günü bu hususta konuşmak için katılanların işyerine gittiklerini savunmaları, katılan ...'ın soruşturma aşamasında sanıkların iddia edilen tehdit sözünü söylediklerine dair bir beyanda bulunmamasına karşın, duruşmada sanıkların kendilerine yönelik tehdit sözünü söylediklerini beyan etmesi, katılan ...'ın ise sanık ...'in işyerine gelip oğlu olan katılan ...'ın boğazına sarılıp iddia edilen tehdit sözünü söylediğini beyan etmesine karşın, kovuşturma aşamasında alınan beyanında tehdit sözünden bahsetmemesi, tanık ...'ın soruşturma aşamasında sanıkların tehdit sözü söylediklerine dair bir beyanda bulunmamasına karşın, kovuşturma aşamasında sanıklar ... ve ...'in iddianamedeki tehdit sözünü söylediklerini ve soruşturma aşamasındaki ifadesinin ayrıntılı ve tamamen geçerli olduğunu beyan etmesi, dinlenen diğer tanıklar ..., ... ve ...'un taraflar arasındaki tartışmayı doğrulamakla birlikte iddia edilen tehdit sözüne dair bir beyanda bulunmamaları karşısında, mahkemece katılanların iddialarının ne suretle sanık savunmalarına üstün tutulduğu ve sanıkların aralarında iştirak iradesinin ne şekilde oluştuğu delillere dayalı biçimde yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-Kabule göre de;
a) Sanıklara ek savunma hakkı verilmeden iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmak suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
b) Tayin edilen 2 yıldan uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi suretiyle TCK'nın 51. maddesine muhalefet edilmesi,
c) Hükmedilen uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, TCK'nın 53/1-c maddesi dışındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ... müdafisi ile sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)