MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; sanık müdafisinin yüzüne karşı verilen kararı 20.10.2017 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile süresi içinde temyiz ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Sanık hakkında uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etmek suçundan dava açıldığı, CMK'nın 253/1. maddesi uyarınca bu suçtan uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağından soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu ancak sanığın uzlaşmaya tabi olan aynı Kanunun 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan cezalandırılması karşısında, TCK'nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun meydana geldiği anlaşılmakla, CMK'nın 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-)Kabule göre; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy