KARAR
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 , 86/3-a, 86/3-e, 125/1-4, 43, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 kez 3.000,00 Türk lirası ve 2.180,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2014 tarihli ve 2014/455 esas, 2014/657 sayılı kararının 16/12/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02/04/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 86/3-e, 125/1-4, 43, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 2 kez 3.000,00 Türk lirası ve 2.180,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/740 esas, 2018/926 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2021 gün ve 2021/26501 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesince 15/11/2018 tarihinde tehdit suçu yönünden verilmiş olan karara karşı sanığın istinaf başvurusu üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20/09/2019 tarihli ve 2019/310 esas, 2019/2170 sayılı kararıyla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına davanın ihbar olunmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmesini müteakip, anılan Mahkemenin 26/11/2019 tarihli kararı ile 08/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla,
Dosya kapsamına göre, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmadığı, bu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 esas, 2019/1821 karar sayılı ilâmında yer alan "...suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı..." şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 13/12/2019 tarih, 2019/6 esas ve 2019/7 karar sayılı kararıyla 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca bu kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesi zorunlu olmadığı kabul edilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda, sanığın eşine ve kayınvalidesine karşı işlediği hakaret ve kasten yaralama suçları nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle bu hükümlerin açıklandığı, yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına göre 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca bu kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesi zorunlu olmadığının anlaşılması karşısında inceleme konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının usule uygun kesinleştiğinden hükmün açıklanması kararlarında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy