MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki ... vekilinin 16/03/2016 havale tarihli dilekçesiyle katılma talebinde bulunmasına rağmen, CMK'nın 238/2. maddesi uyarınca katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan Kanun'un 237/2. maddesi gereğince, müşteki ...’nın katılan, vekilinin de katılan vekili sıfatıyla davaya kabulüne karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, CMK'nın 325/1 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13/1 maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy