(818 S. K. m. 52, 53) (743 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Davacı davalının kendisine ait köpeği öldürdüğünden söz ederek bedelinin tahsilini istemiştir.
1 - Gerçekten Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi, hukuk hakiminin kusurun takdiri ve zarar tutarının tayini konularında ceza mahkemesi kararı ile bağlı bulunmadığı hakkında bir kural koymuştur. Ancak olayların olumlu olarak tespitine ilişkin kararlar bu kuralın dışındadır ve hukuk hakimini bağlar. Ceza Mahkemesinin kesinleşen ilamı incelendikte, davacıya ait köpeğin davalıya saldırdığı ve davalının da bu köpeği tüfekle öldürdüğü saptanmıştır. Böylece ceza mahkemesinin anılan olayı ve bunun ne yolda meydana geldiğini diğer bir deyişle maddi olayı kesinlikle saptayan ilamı taraflar yönünden kesin bir hüküm niteliğini taşıyacağından artık hukuk mahkemesinde bu maddi olayın aksi iddia ve ispat edilemez. Hukuk hakiminin, ceza hakiminin mevcut delilleri hatalı takdir ettiğinden bahisle tamamen aksi bir kanıya ulaşması anılan ilke ile bağdaşamaz. O halde mahkemenin köpeğin davalıya saldırmadığını kabul ile köpeğin sebepsiz yere öldürülmüş olduğundan söz ederek tazminata hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
2 - Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde, meşru müdafaa halinde mütecavizin şahsına veya mallarına yapılan zarardan dolayı tazminat lazım gelmez hükmü sevk edilmiş bulunmaktadır. Bir hayvanın yaptığı saldırı için de, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinin 1. fıkrası hükmünün benzetme (kıyas) yolu ile uygulanacağı doktrinde kabul edilmektedir. (V. Tuhr - Boçlar Hukukunun Umumi Kısmı - Cevat Edege Çevirisi İstanbul 1952 - sayfa: 398, dipnot 92 ile ilgili metin) Meşru savunmanın varlığı halinde, saldıranın kişiliğine ve mallarına yapılan zarar haksız sayılamaz. Savunma, bir kişinin kendisine veya üçüncü kişiye karşı yöneltilen haksız ve eylemli olarak yapılan ve devam eden bir saldırıyı defetmek zorunlu olduğu takdirde meşrudur. Saldırı, saldırılan kişinin bizzat kişiliğini (vücut, hayat, hürriyet, şeref v.s.) veya mal varlığını tehdit edebilir. Olayımızda, ceza hakiminin kesinleşen ilamına göre, davacıya ait köpek ıssız bir yerde davalıya saldırmıştır. Bu durumda davalının, yırtıcı bir hayvan olan köpeğin saldırısı sonunda tamamiyetinin halele uğrayacağından kuşku yoktur. Davalının böyle bir saldırıyı defetmek için Medeni Kanunun 2. maddesi hükmü sınırları içinde zorunlu olan her eylemi yapması, kendini savunması hakkıdır ve bu nedenle zarardan sorumlu tutulması düşünülemez. O halde, anılan ilkeler göz önüne alınarak davanın bu nedenlerle reddedilmemiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına oybirliği İle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy