(743 S. K. m. 4, 618, 907)
1- Uyuşmazlık işgal tazminatından doğmuştur. Davacılar küçük yaşta iken babalarının ölümü yüzünden yararlanmadıkları yerin davalıların elatması nedeniyle gelirini elde edemediklerini ileri sürerek mahsul bedeli istemişlerdir. Her ne kadar çekişmeli yer tazminat istenen dönemde boş kalmış ve ekilmemiş ise de şayet davalı davacıların ekme girişimlerini 5917 sayılı Yasa'ya göre önlenmemiş olsa idi davacılar buradan yararlanacaklardı. Çünkü toplanan delillere, tanık ve bilirkişi sözlerine göre çekişmeli yer 4 yanı arkla çevrili ve kuru mahsul dahil her türlü ekime elverişlidir. O halde davacıların davalarında ileri sürdükleri olay yorum yoluyla ve Medeni Yasa'nın 4 üncü maddesine göre elatmanın önlenmesi nedeniyle uğranılan zarar olarak kabul edilmek gerekir. Mahkemenin olayların ileri sürülüş biçimini gözetmemesi bozma nedenidir.
2- İşgal zararı gelir getirebilecek bir yerin işgali nedeniyle maliklerin o yerden olağan biçimde yararlanmaması yüzünden mal varlığındaki artışa engel olmak olarak nitelenir. Bu engel olmanın sağladığı mal varlığına girmeyen çoğalma en az kira, en çoğu da tam gelir yoksunluğu olarak değişebilir. Davacılar tam gelir istemişlerdir. Davalı yerden hiç yararlanmamıştır. Tazmin yükümlülüğü davalının yararlanmasına göre hesaplanmaz. Çünkü giderimin amacı, elatma olmasaydı malikin mal varlığı ne durumda olacak idi ise o durumun sağlanmasıdır.
3- Davacıların tapusu babalarından kalmış ve 319 tarihlidir. Tanık sözlerine göre davalı değirmeni sonradan almış ve yer tapusunun dışında davacıların tapusu içinde bulunmuştur. Her tapu sahibi tapusunun sınırları bakımından her zaman iyi niyetli sayılmaz. Kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişi iyi niyetli sayılamaz. Davalı küçüklükleri sebebiyle davacıların yararlanamadığı yerin gerçekten kendi tapusu içine girdiği konusunda kendi yetişme seviyesinde dahi olsa bir araştırma yaptığını, yanlış da olsa bu yerin tapusu içinde kaldığı kanısına ulaşsa bu takdirde iyi niyetli sayılır. O zaman Medenî Yasa'nın 907 nci maddesi hükmünce kendisinden işgal tazminatı istenemez. Fakat davalının iyi niyetli olduğu hakkında hiçbir delil yoktur. Mahkeme davalının iyi niyetli olduğunun delilini göstermemiştir. Her iki tarafın dayandığı tapuda miktar yoktur. Fakat cephe tapularının sınırlarını bilmektedir. İçtihadı Birleştirme Kararının amacı olan iyi niyetin bu olayda gösterilen biçimde incelenmemiş olması bozma nedenidir.
4- Elatma kararının ilişkin bulunduğu yer bu davanın konusu olan yerin dışındadır. O halde kesin hükümde davalı iyi niyetli kabul edilse bile iyi niyet bu davanın konusu için delil sayılmaz. Bu yön dahi gözetilmelidir.
5- Davacı tanıkları (S), (M), (A), (C), (B), (S), (A), (E) ve davalı tanıklarının sözlerine ve keşif sonundaki rapora göre tazminata hükmedilmemesi bozma nedenidir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy