(818 S. K. m. 41, 43, 47, 49, 55) (6200 S. K. m. 49)
1 - Beden zararı veya kişilik haklarının zarara uğratılması halinde Borçlar Yasasının 47 ve 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat ilkesi bir haksız fiile ilişkin olması yönünden genel zarar prensipleri esaslarınca çözülmesi gereken bir sorundur. Gerçi böyle bir zarar halinde gerek Borçlar Yasasının 49. maddesi gerekse 47. maddesinde öngörüldüğü olayların niteliği yönünden özel kurallar her halde uygulanacaktır. Fakat illiyet, zararın varlığı, nedeni gibi ana tazminat ilkeleri benzetme yolu ile 41. maddenin gösterdiği buyurucu ilkeler yönünden her iki maddenin özellikleri saklı tutulmak ayrı ayrı incelemek gerekir. Gerçekten Borçlar Yasasının 47. maddesinde ölüm durumu için hakimin (özel durumları) gözeterek manevi tazminatı takdir etmesi gerektiği açıklanmaktadır. Bu özel durumlar (hususi haller) değişik yönlerden uygulama olanağı bir esas olmakla beraber, zararın meydana gelmesini sağlayan ilkelerin değerlendirilmesini de kapsamaktadır. Örneğin ölüm durumunda kasten öldürme, taammüden öldürme, tedbirsizlikle öldürme, ölümde çok hafif kusur bulunması gibi durumlarda zararın değerlendirilmesi farklı esaslara dayanması gereken durumlardandır. Bu olaydaki ölüme sebebiyet verme durumu da bir trafik olayından doğmaktadır. O halde yukarıda konuları ayrıntılı durumlara göre tasavvur veya kasıt değil tedbirsizlikle ölüme sebep olma halidir. Ancak bu trafik olayının da başka bir özelliği vardır ki o da yasa ile binilmesi yasaklanmış devlet aracına ölenin hatır için alınmış olması durumudur. Zararın böyle bir olayla meydana getirilmesinde az yukarıda açıklandığı üzere Borçlar Yasasının 41. maddesinin öngördüğü prensip ilke burada Borçlar Yasasının 43. maddesi hükmünce değerlendirilmelidir. Başka bir deyimle hatır için binilmesi yasaca yasaklanmış olan devlet aracına miras bırakanın alınması ve onun bir kazada ölmesi sonunda doğan zararda aşağıda açıklanacak yönden başka Borçlar Yasasının 47. maddesinde öngörülen (özel durum) ile genel zarar hakkında Borçlar Yasasının 41 ve 43. maddesinde mahkemeye verilen buyruk birlikte değerlendirilmelidir. Bunun sonucu binilmesi yasaklanan devlet aracına hatır için alınmış bir kimseye ölüm halinde değerlendirilecek manevi tazminatın öteki durumlara göre daha az değerlendirilmesi sonucunu doğurmaktadır. Her ne kadar teselsül esaslarınca zararın tamamından davalı idare Borçlar Yasası 55. maddeye göre, öleni hatır için yolcu alınması yasak araca alan şoförle onunla çarpışan ve ölümü doğuran aracın şoförü de birlikte ve zararın tamamından sorumlu ise de bu yönde manevi tazminatın değerlendirilmesinde esas olarak benimsenirse bu benimseme de yanlış olmaz. Bununla beraber bu son açıklanan kusur bozma sebebi kabul edilmeyerek baştan beri açıklanan esaslara göre manevi zararın aşırı biçimde değerlendirilmesi ve bu değerlendirmede 1237 sayılı Yasanın 16. maddesi ve Borçlar Yasasının 43 ve 47. maddesinin gözetilmeden fahiş manevi tazminat takdiri bozmayı gerektirmektedir. Nitekim bozma nedeni olmamakla beraber bu yön maddi tazminat için gereklidir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
2 - 6200 sayılı Yasanın 49. maddesi hükmünce ve içtihadı birleştirme kararına göre davalı idarenin harçla sorumlu tutulması bozma nedenidir.
Temyiz olunan kararın 1 ve 2. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy