(818 S. K. m. 50)
Davalılardan Ali İhsan'ın, diğer davalı tarafından çalınan eşyayı, bunun hırsızlık olduğunu bile bile satın aldığı ve bu nedenle de hakkında açılan kamu davası sonunda TCK. nun 512. maddesi hükmünce kesin olarak mahkumiyetine karar verildiği incelenen ceza dosyası münderecatından anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı Ali İhsan'ın gerçekleşen hukuka aykırı davranışı nitelikçe, BK.nun 50. maddesinin 1. fıkrası kapsamına giren müteselsil sorumluluğu gerektiremez ise de; gerçekleşen eylemi, açıkça aynı maddenin 2. fıkrasına giren ve (yataklık) olarak nitelenen durumdan ibarettir. Bilindiği gibi yataklık, eşyaya yataklık yönünden önemlidir ve anılan maddede düzenlenen yataklık zarardan sonra yapılan yataklıkla ilgilidir. Anılan maddede yataklık eden kimsenin sorumluluğu sınırlandırılmıştır. Bu itibarla yataklık eden kimsenin, elde edilen kardan hisse aldığı gerçekleşmedikçe, ya da iştiraki ile bir zarara sebebiyet verdiği anlaşılmadıkça sorumlu tutulması düşünülemez. Ancak hırsızlara yataklık eden ve çalınan malı ucuz olarak alan kimse, meydana gelen fiyat farkı ve kendisi tarafından kolaylaştırılan bu hareketin uzantısından (temadisinden) husule gelen zarar için müteselsilen sorumlu olur. (H. Becker - İsviçre Medeni Kanunu şerhi - VI. Cilt -Borçlar Kanunu 1. kısım - Genel Hükümler - 2. Fasikül - Kemal Reisoğlu Çevirisi - 1967 - madde 50, N. 7/e). Temyiz incelemesine konu olan bu olayda, davalı Ali İhsan, piyasa değerinin çok altında satılan formika levhaları bilerek satın almak suretiyle az önce anılan hukuka aykırı davranışta bulunduğu ve zararın doğma sına neden olduğu anlaşılmasına göre, adı anılan davalının da doğan zarardan müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, 50. madde hükmüne ters düşen düşüncelerle davalı Ali İhsan hakkındaki davanın reddedilmiş olması, yasaya aykırıdır ve karar bu nedenle bozulmalıdır.
Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy