(818 S. K. m. 41, 51, 142) (6085 S. K. m. 50)
O halde, Tandoğan'ın da belirttiği (Türk Mesuliyet Hukuku 1961-Sayfa 238) ve Ergün Özsunay'ın da paylaştığı gibi (agm-856); araçtan izinsiz yararlanan, araç sahibi yerine ve araç sahibi gibi sorumlu kılınmalı; ancak, araç sahibi de aracının çalınmasını ya da izinsiz kullanılmasını önleme ve gözetim bakımından gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, hayat denemelerine, ve olayların akışına göre alınabilecek olağan tedbirleri aldığını ve bu itibarla kendisinin ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kimselerden birinin kusurlu bulunmadığını kanıtlamadıkça sorumluluktan sıyrılamamalıdır.
Olayımızda, ceza mahkemesince verilen kesinleşmiş 23.12.1976 gün ve 1175/1225 sayılı karara göre davacıya zarar veren ......... plaka sayılı araç malikinin Mustafa adındaki kişi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı Seyit, Mustafa'nın şoförüdür. Gerek anılan ceza ilamından ve gerekse davalı şoför Seyit'in 5.7.1976 günlü cevap dilekçesindeki sözlerden; davalı Seyit in 2.6.1976 olay günü, sevk ve idaresindeki minibüsü araç sahibinin evinin önüne park ettiği, kapısını açık ve kontak anahtarını da onun isteği ile üzerinde bıraktığı ve Hasan ve Osman adlı kişilerin de aracı bulunduğu yerden çaldıkları ve gidip davacının duran aracına çarptıkları gerçekleşmiştir. O halde, gerek ceza mahkemesince tespit olunan maddi olgular ve gerekse davalı şoförün açık savsaması karşısında, aracın çalınması olgusunda davalının tamamen kusurlu olduğu ve böylece BK.nun gerek 55. ve gerekse 6085 sayılı Yasanın 50. maddesi hükümlerince araç sahibinin de kusurlu hareket ettiği kuşkusuzdur. Bu durumda araç sahibi ve aynı zamanda davalıyı istihdam eden Mustafa ile davalı kullanılan adam durumundaki şoför Seyit BK.nun 51. maddesi hükmünce davacıya karşı müteselsilen sorumlu sayılmak gerekir. Bu durumda davacı BK.nun 51. ve 142. maddelerine dayanarak hem araç sahibi ve hem de davalı şoför aleyhine birlikte dava açabileceği gibi, dilerse ayrı hukuk nedenlere dayanarak müteselsilen sorumlu kişilerden biri hakkında da dava açabilir. Nitekim davacı BK.nun 41. 51. madde hükümlerine dayanarak sadece davalı şoför aleyhine dava açmıştır. Bu davanın kaynağını teşkil eden trafik olayının meydana gelmesinde, davalı şoförün kontak anahtarını üzerinde terkettiği aracın kapısını açık bırakmak suretiyle tamamen dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı cevap dilekçesindeki sözlerden anlaşıldığına göre davalının eylemi ile aracın çalınması ve trafik olayının meydana gelmesinde uygun sebep sonuç bağının bulunduğu açıktır.
O halde, yazılı nedenlerle davalının doğan zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yukarıda anılan ilkelere ters düşen düşüncelerle davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığından söz ederek davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy