(1086 S. K. m. 9, 356, 380)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay İç Yönetmeliğinin 16. ve Dairenin 5.1.1978 günlü ilke kararının 7. maddesi gereğince öncelikle yapılan inceleme sonunda dosya incelendi gereği konuşuldu:
Karar: Türk Hukuk uygulamasında yer alan deyimi ile ara kararları, yargılamaya son vermeyen, bilâkis onu yürütmeye, ilerletmeye yarayan kararlardır. Örneğin, görev, yetki itirazlarının reddine, bir delilin kabule şayan bulunup bulunmadığına, zamanaşımı savunmasının reddine ilişkin kararlar bu niteliktedir. Bütün bu kararların ortak niteliği, hâkimin bu ara kararları ile işten elini çekmeyip, davaya devam etmesidir. O halde mahkeme, isten el çekmesine müncer olmayan bir ara karariyle belli bir olayı halledip, bilâhare bu kararında hukukî bir hata yaptığını anlarsa, bundan rücû ile yerine hukuka uygun olan yeni bir karar ikame edebilir. Bu kuralın tek istisnası, verilen ara kararının taraflardan biri yararına kazanılmış hak doğurması halidir. Diğer bir söyleyişle bir ara karariyle taraflardan biri yararına usulî kazanılmış hak doğmuş ise, mahkemenin artık bu ara kararından dönmesine yasal olanak yoktur. Örneğin; bir Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına; ispat yükü kendisine düşen, takdiri delillerle iddiasını gerçeğe yakın bir şekilde ispat etmiş ve fakat hâkime tam bir kanaat vermemiş olan tarafa Usulün 356. maddesi hükmünce hâkim tarafından re'sen and yöneltilmesine; hâkimin taraflardan birine kesin mehil verilmesine ilişkin ara kararları bu nitelikte olup bunlardan rücû caiz değildir. (Kuru - Hukuk Mahkemeleri Usulü - 1974 - Say. 491, 517) (Kuru - Seçkin Armağanı 396 vd.) (Necip Bile/Ergun Önen Medeni Yargılama Hukuku Dersleri - 1978 Say. 2828 vd.) (İ. Postacıoğlu - Medeni Usul Hukuk Dersleri - 1975 - Sh. 504) (S. Ş. Ansay Hukuk Yargılama Usulleri 1957 - Sh. 145).
O halde, mahkemenin yukarıda anılan kural uyarınca yetki itirazının reddine ilişkin ara kararından rücû etmesi mümkündür ve davayı yetki yönünden reddetmiş bulunması doğrudur ve hüküm onanmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle (ONANMASINA) ve onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27.6.1978 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy