(2709 S. K. m. 22) (818 S. K. m. 49)
Mahkemece, davalıların, ilgili yazıda davacıyı itham eder şekilde İşte Bu Kadın başlığını kullanmaları, bira içerken çekilmiş fotoğrafını basmaları, ile aşk hayatı yaşadığını, aşk hayatına daha rahat devam edebilmesi için kocasını ihbar ettiğini yazmak suretiyle yorum ve eleştiri sınırlarını aşarak kişilik haklarına saldırıda bulunduklarından, haberin doğruluğu ispatlanmadığından, haber dolayısıyla davacı büyük bir üzüntü içine düştüğünden ve olayda Borçlar Kanununun 49. maddesinin şartları gerçekleştiğinden davacı yararına 125.000 TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Bilindiği gibi Anayasanın 22. Maddesi gereğince basın hürdür. Haber verme hakkı ancak, gerçekçilik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik ve konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık ile sınırlandırılmıştır. Bu husus Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bütün içtihat ve uygulamalarında benimsendiği gibi, ilmi içtihatlar da böyledir.
Sanatkarlar kamuya açık kişilerdir. Bu itibarla onlarla ilgili haberlerin basında yaygın bir biçimde yer alması tabiidir. Cem Karaca da sanatkar olması itibariyle halkın ilgi ve eleştirisini daima üzerinde toplayan bir kişidir. Bu nedenle de onunla ilgili haberlerin de basında geniş bir şekilde yer almasını doğal karşılamak gerekir. O halde burada öncelikle üzerinde durulması gereken yön haberin gerçek olup olmadığıdır.
Davacı Meral, kocası aleyhine Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde E.978/909 sayılı bir boşanma davası açmıştır. O davada davalı kocanın savunmaları ile davalılara ait gazetede yazılanlar aynı nitelikte sözlerdir. Ayrıca gerek boşanma davasında ve gerekse bu tazminat davasında dinlenen tanıkların beyanları da gazetede yazılanları doğrular niteliktedir. Yine Cem Karaca'nın 7 Gün Dergisinin 10 Eylül 1979 tarih ve 37, Şey Dergisinin 8 Temmuz 1980 ve Gong Dergisinin 23 Temmuz 1980 günlü nüshalarında yayınlanan ve aksi iddia ve ispat olunmayan beyanları da davacı ile Cem Karaca arasında hissi bir ilişkisinin varlığını ve dava konusu yapılan yazıdaki haberin doğruluğunu göstermektedir. Her ne kadar mahkeme kararında haber verme hakkının sınırının aşıldığı kabul edilmekte ise de az yukarda işaret edildiği gibi, davaya konu teşkil eden haberler tamamen gerçek bulunmaktadır. Gazete de gerçek olan haberleri kamuya olduğu gibi aksettirmiştir. Bu nitelikteki haberler şeref ve haysiyeti rencide etse bile sorumluluk söz konusu edilemez. Çünkü bu halde hukuka aykırılık ortadan kalkar. Dairemizin 12.4.1979 gün 9042-4935 ve 14.3.1980 gün ve 335-3334 sayılı ilamlarında ve doktrinde de açıklandığı gibi haber verme hakkı gerçekçilik, kamu yararı ve toplumsal ilgi ile güncellik ve konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlı olup olay'da bu sınırlara uygun biçimde verilmiştir.
Bütün bu yazılı nedenlerle olayda Borçlar Kanununun 49. Maddesinin unsurlarının gerçekleşmediği göz önünde tutularak davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmek gerekirken, davalıların manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulmaları kanuna aykırıdır. Açıklanan nedenlerle dava reddedilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
2 - Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Temyiz olunan kararı 1. bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA ve bozma nedenlerine göre diğer yönlerin şimdiden incelenmesine gerek bulunmadığına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy