(818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı banka, davalıların eylemleri sonucu kaybolan 400.000 liranın davalılardan tahsilini istemiştir. Mahkeme, davalılar hakkında açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Karar: Dava, haksız eylem sorumluluğundan kaynaklanmıştır. BK.nun 41. maddesinde düzenlenen bu sorumluluk, kusura dayalı sorumluluktur. Kusur varsa sorumlulukta vardır; kusur yoksa sorumlulukta yoktur. O halde öncelikle olayda kusur üzerinde durulmalıdır. Bilindiği gibi kusur, ya kasdi ya da ihmali eylem sonucu meydana gelir. Olayımızda davalılar ceza mahkemesinde zimmet ve görevi ihmal suçlarından yargılanmışlar ve mahk-miyetlerine yeter delil bulunmadığından beraat etmişlerdir. Bilindiği gibi her iki suç, Türk Ceza Kanununda düzenlenmiş kasdi suçlardandır. O halde mahkemenin, davalıların olayda ihmal teşkil edecek eylemleri üzerinde durmaksızın karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Diğer taraftan ceza mahkemesi, davalıların kasdi suçlarından beraat kararı verirken belirli bir maddi olguyu, olayın davalılar tarafından işlenmediğini tesbit etmemiş; karar yeterli delil bulunmadığından oluşturulmuştur. Bu bakımdan ceza mahkemesinin kararının hukuk hakimini bağlayacağı dahi düşünülemez ( BK.m.53 ).
Bankanın muhafaza kasasında 400.000 lira açığın varlığı tartışmasızdır. Banka dışardan girilip bir soygun olayına uğramadığına göre; görevlilerinin bir kısmının en azından ortak ihmali eylemlerinin varlığı kabul edilmelidir. Bankalarda paraların muhafazası yüksek özeni gerektiren işlemlerdendir; Bunun içindir ki; kasanın açılması ve kapanması gerekli önlemler alınarak ve önceden tesbit edilen kurallara göre yapılır. Bunun bir örneği kasalarda çift anahtar sisteminin uygulanmasıdır.
O halde mahkemenin, uzman kişi veya kişilerden oluşturacağı kurula, davacı bankada zararın gerçekleştiği yerdeki işlemlerin kurallara uygun şeklini, bu işlemler içindeki davalıların görevlerini tesbit ettirip, bunu, olayda gerçekleşen davalıların eylemleriyle karşılaştırdıktan sonra bu davalıların zararı oluşturan eylemlerinin bulunup bulunmadığını belirlemekten ibarettir. Bu yolda inceleme yapılırken kasanın anahtarlarının olay günü davalı Hüseyin'de bulunmasının, bu davalının 500 lirayı bahane ederek gece bankaya gelmesinin nedenleri ve bankada paranın muhafaza kasasına konması ve saklanmasında denetim görevinin yapılıp yapılmadığı üzerinde özellikle durulmalıdır.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy