(1086 S. K. m. 382)
Dava: Taraflar arasındaki trafik kazasından doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilâmda yazılı nedenlerden dolayı 32 ... 127 plâkalı araç için 841.960 liranın 17.5.1987 tarihinden itibaren % 30 yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı idare avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine; tetkik hâkimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan bu davada, duruşmaya son verildikten sonra taraf vekillerinin yüzlerine karşı bildirilen kısa kararda 32 ... 229 plâkalı vasıta için 542.980 lira, 32 .... 227 plâkalı vasıta için 841.960 lira olmak üzere toplam 1.384.940 liranın kabulüne hükmedildiği açıklandığı halde, gerekçeli kararda 32 .... 127 plâkalı vasıta için 841.960 liranın tahsiline karar verildiği görülmektedir.
Oysa; gerek Anayasanın koymuş olduğu yargılamanın açıklığı kuralı, gerekse Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 382. maddesi hükmü gereği olarak verilen kararlar alenen tefhim edilmelidir. O halde, zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonuucunun tefhim edildiği hallerde sonradan yazılacak gerekçeli karar ile tefhim olunan hüküm sonucunun başka başka mahiyette olmaları aleniyet kuralına aykırı düşer ki, bu da mahkemelere olan güveni sarsar. Gerçekten, toplam 1.384.940 lira tazminatın tahsilini içeren bir ilâmın varlığı düşünülemez. Diğer bir deyimle, ilâmın tefhim edilen karara uygun olarak düzenlenmesi zorunludur. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması bu doğrultudadır. O halde aslolan son oturumda taraf vekillerinin yüzlerine karşı tefhim olunan hüküm sonucu (kısa karar) olduğuna göre bu hüküm sonucu gibi karar verildiğine dair gerekçeli karar yazılıp taraflara tebliğ edilmesi ve ona karşı kanun yoluna başvurulması halinde dosyanın gönderilmesi gerektiğinden temyiz olunan gerekçeli karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan gerekçeli kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığa ve peşin alanın harcın istek halinde geri verilmesini, 25.2.1991 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy