(743 S. K. m. 618, 651)
Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin hükmün davacılar avukatı tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşuldu:
1- Davalılardan Mithat dışındaki (haklarında 1993/736 esas sayı ile dava açılan ve Mithat hakkında açılmış ilk dava ile 15.11.1993 tarihinde tevhid edilen davada, davalı olan) diğer üç davalının zamanaşımı savunması yoktur. Gerçi Dairenin uyulan bozma kararında; "-Davalıların zamanaşımı savunmaları hakkında bir karar verilmeden işin esasının incelenip karar verilmesi...-" denilmekte ise de, bu maddi hatadır ve bozmaya uyulmuş olması zamanaşımı savunmasında bulunmayan davalıların da zamanaşımı savunmaları varmışçasına ve onlar yararına usule ilişkin kazanılmış hak durumu oluşturmaz. Çünkü, maddi hata bu müessesenin istisnasını teşkil eder. O halde mahkeme kararı, zamanaşımı savunması bulunmayan davalılar yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması nedeniyle bozulmalıdır.
2- Dava, arsa maliklerinin taşkın inşaat nedenine (MK. m. 651) dayanan tazminat istemine ilişkindir ve taşkın inşaatta bulunanlara yöneltilmiştir. Kural olarak arsa maliki, bir inşaatın arsasına tecavüz etmesine katlanmakla mükellef değildir ve bunun kaldırılmasını isteyebilir (MK. m. 618). Ancak, arsa maliki inşaatın arazisine tecavüz ettiğini öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz etmemiş olup da, inşaat iyiniyetle yapılmışsa ve halin icabı inşaatın kalmasını gerektiriyorsa arsa maliki tecavüz eden inşaata katlanmakla mükelleftir. Fakat bu şartlardan biri eksikse, tecavüz eden inşaatın kaldırılmasını arsa maliki talep edebilir ve bu bir zamanaşımına tabi değildir. Yargıtay'ın uygulaması ve doktrindeki görüş de bu yoldadır (Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman - Prof. Dr. Özel Selici, Eşya Hukuku, 5. Baskı, İstanbul 1988, Sh. 436 vd.; Doç. Dr. Galip Sermet Akman, Taşkın İnşaat - Doçentlik Tezi, özellikle Sh. 217 vd. ...).
İnceleme konusu olayda, davacılar on beş gün içinde itiraz etmemiş iseler de; taşkın inşaatı yapanlar da iyiniyet iddiasında bulunamazlar. Zira davalılar, ellerindeki çapa göre kendi yerlerini belli edebilecek imkanlara sahiptir. Taşkın inşaatlarında gerekli özen ve dikkati göstermediklerinden iyiniyetli sayılamazlar. Öte yandan, davacıların on beş gün içinde itiraz etmemiş olmaları da, davalıların iyiniyetli olduklarının kabulünü gerektirmez.
Açıklanan maddi ve hukuki esaslar karşısında, davacılar (bir zamanaşımı süresine tabi olmaksızın) taşkın inşaatın kaldırılmasını talep edebilecek durumdadırlar. Hal böyle olduğuna göre, taşkın inşaatın kaldırılması yerine tazminat istemiş olmaları nedeniyle, tazminat davasının da zamanaşımına tabi olmadığının kabulü gerekir. Daire'nin uyulan bozma kararı ise, zamanaşımı savunması hakkında bir karar verilmemiş olmasına yöneliktir.
Yukarda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı yönünden reddedilmiş bulunması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (1) ve (2) no'lu bentlerde gösterilen nedenlerle (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 4.4.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy