(743 S. K. m. 627)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde davalılardan Hacer (Havva) avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; tetkik hâkimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, müşterek gayrimenkuldeki muhdesatın bazı bölümlerinin kendisi tarafından yapıldığının tespitini istemiş; mahkemece, istek gibi karar verilmiştir.
Eda davası açılabilecek hallerde tespit davasının açılamayacağı genel kuraldır. Ayrıca, bir davanın açılabilme koşulu da re'sen nazara alınacak sebeplerdendir. Ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen mallar hakkında, tespit davası açılabilmesi mümkün ise de; ön koşul, bu davanın ortaklığın giderilmesi davasının devamı sırasında açılmış olmasıdır. Bu durumda, ortaklığın giderilmesi davası tespit kararı da değerlendirilmek suretiyle hissedarların alacakları hisse nispetleri tespit edilecektir. Eğer ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmışsa tespit davasının sonucu ortaklığın giderilmesi kararına yansıtılamayacağından, tespit davasının açılabilirlik şartı da bulunmayacaktır.
Somut olayda, ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlandığı ilgili dosyadan anlaşıldığı gibi, davacının dava dilekçesinde de açıkça yazılmış bulunmaktadır. Dava açıldığı sırada ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığına göre tespit davasının açılabilmesi için ön şart olan hukuki yarar yoktur. Davacının varsa hakları eda davasının konusu olur. Bu nedenle davanın incelenmeksizin reddine karar vermek gerekirken esasın incelenmesi ve sonuçta kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda gösterilen nedenlerle usul ve kanuna uygun bulunmayan kararın (BOZULMASINA), bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine gerek bulunmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 23.3.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy