(818 S. K. m. 41) (Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği m. 1,5)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı idare avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği konuşuldu:
Dava tazminat istemine ilişkindir. Davacı idare, davalının Marmara Üniversite Hastanesinde doktor olarak görev yaparken kurum emeklilerinden yatarak tedavi gören üç hasta adına düzenlenmiş reçetelerdeki bir kısım ilaçların adına reçete düzenlenen hastalara kullanılmayarak zarara neden olunduğunu belirterek 70.622.000 TL.nin ödetilmesini istemiştir.
Davalı Marmara Üniversitesi Hastanesinin Eğitim Hastanesi olup uzmanlık öğrencisi olarak eğitim ve ihtisas hizmeti yaptığını, hastahane kliniklerinde bölüm başkanları, yardımcıları ve uzman hekimlerin nezaretinde hastaya hizmet verdiğini, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğine göre yatan her hastanın tedavisinin uzman hekimin tertip ve tavsiyesi üzerine uzmanlık eğitimi görenler ve hemşirelerce uygulanacağının belirlendiğini, bu doğrultuda reçetede yazılan ilaçların tedavi için planlandığı halde hastaya kullanılmaması durumu söz konusu olsa dahi bu konudaki takdir hakkının tıbbi karar mekanizmalarında olduğundan sorumlu tutulamayacağını, Hüseyin Kutlu'nun reçetesine yazılan Human Albümin adlı ilaçların hepsinin serviste muhafaza edildiğini ve başka bir kurum hastası Kamil Yıldız'a kullanıldığını, Cemile Aykun için yazılan ilacın reçetede %20'lik olarak belirlenmediğini ve %10'luk ilacın hastaya kullanıldığını, Kasım Sarıoğlu adına yazılan reçetedeki ilacın ise hastaya kullanılması nedeniyle sorumluluğun bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Dava konusu reçetelerin yazıldığı Cemile Aykun, Hüseyin Kutlu ve Kasım Sarıoğlu'nun davacı kurum emeklisi oldukları ve hastanede yatarak tedavi gördükleri tartışmasızdır. Kasım Sarıoğlu adına davalı tarafından düzenlenen 12.10.1992 tarih ve 166555 protokol nolu reçetede yazılı 10 kutu Human Albümin 100 cc adlı ilacın hastanın kendisine kullanıldığı hemşire izlem kayıtlarından belirlenmiş olduğundan davalının sorumluluğu söz konusu değildir.
Davalının sorumluluğunun Hüseyin Kutlu ve Cemile Aykun adına düzenlenmiş reçetelerle ilgili olarak araştırılması gerekmektedir.
Mahkemece Hüseyin Kutlu adına düzenlenen reçetede yazılı Human Albümin adlı ilacın yine kurum emeklisi Kamil Yıldız adlı hastaya kullanıldığı ve bu nedenle davacı idare zararının bulunmadığı kabul edilmiştir. Öncelikle Hüseyin Kutlu adına düzenlenmiş reçete incelendiğinde 20 kutu Human Albümin yazıldığı, reçeteye ekli küpürlerden eczaneden alınan ilaçların %20'lik olduğu görülmektedir.
Oysa hemşire tarafından düzenlenen 17.11.1992 tarihli tutanakta Hüseyin Kutlu adına getirtilen ilaçlardan 20 kutu %10'luk Human Albümin'in yine davacı kurum hastası Kamil Yıldız'a kullanıldığı belirtilmiştir. Cemile Aykun adına düzenlenen reçete incelendiğinde 10 kutu Human Albümin yazıldığı ancak yüzdesi belirtilmemesine rağmen reçeteye ekli küpürlerden %20'lik alındığı ancak hasta tabelasından iki kutu %10'luk ilaç kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olaylar bu şekilde tesbit edildikten sonra davalının sorumluluğunun kurumun işleyişine ilişkin yasal düzenlemeler ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir. Öncelikle davalının reçeteyi yazdıktan sonra reçetede yazılı ilacın doğru olarak alınıp alınmadığını, alınmış ise ait olduğu hastaya kullanılıp kullanılmadığını, denetleme konusunda sorumluluğunun belirlenmesi gerekir. Kurumun işleyişinde bir hasta tedavi programının kimler tarafından belirlendiği ve bu programın değiştirilmesinin ne şekilde yapıldığı, dava konusu reçetelerin yazıldığı hastaların hastalık seyrine göre reçete sonrası yazılan ilaçların kullanılmasından vazgeçilmesini gerektirecek tıbbi bir gereklilik bulunup bulunmadığı ve ilaç alındıktan sonra kullanılmasından vazgeçilmesi halinde dosyada mevcut başhemşire ilaç kayıt tutanağı ile saklanmasının yasal düzenleme ve uygulamalarda kabul görüp görmediğinin araştırılması gerekir. Mahkemece yapılacak iş, kurum işleyişine ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda olayı irdelemek, gerekirse bilirkişi görüşüne başvurarak yukarıda belirtilen hususları açıklığa kavuşturmak ve buna göre karar vermektir. Anılan yönler gözetilmeksizin kurum zararı doğmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle nedeninde oyçokluğu, sonucunda oybirliği ile BOZULMASINA; 30.03.1995 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Anayasanın 129/5. maddesi uyarınca, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini ifa ederken) işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir. Davalı doktor Marmara Üniversitesi Hastanesinde kamu görevlisidir. Toplanan delillere göre davalının hizmetten ayrılabilen salt kişisel kusuru da ispat edilmiş değildir. Bu durumda davalı hakkındaki bu davanın, Anayasanın 129/5. maddesi gözetilerek pasif husumet nedeniyle reddi gerekeceğinden mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, yüksek çoğunluğun bozma nedenlerine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy