(743 S. K. m. 15) (818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacıların davanın açılması tarihinde henüz doğmuş hukuki bir yararları olmadığından, muvazaa hukuksal nedenine dayanan tapu iptal ve tescil davasının davacıların hukuki yararlarının yokluğu sebebiyle reddine, davalı mahcur eski malik M.'nın satış tarihinde hukuki ehliyetinin olmadığı nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasında, davacıların, davacı sıfatları olmadığından ve henüz doğmmuş bir hukuki yararları bulunmadığından reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davasının dayanağı olan davalı M. hakkında açtığı tazminat davası reddedilmiş olan davacı Ü.'ın, temyiz itirazlarının dosyadaki yazılar ve hukuki gerektirici nedenlere göre reddi gerekir.
2- Davacı S.'in temyizine gelince:
Davacı vekili, davalılardan M. tarafından 17.1.1993 tarihinde müvekkilinin öldürülmek amacıyla yaralandığını ve bu nedenle davalı M. hakkında tazminat davası açtıklarını, davalı M.'nın ise bu tazminatı ödememek amacıyla 12.2.1993 tarihinde iki parça tapulu taşınmazını diğer davalıya muvazaalı olarak tapuda intikal ettirdiğini ileri sürerek, (davalı A. adına olan tapunun iptali ile davalı M. adına tesciline karar verilmesini) talep ve dava etmiş; ancak, 26.1.1995 günlü dilekçe ile davalarını (davalı M.'nın akıl hastası olup, MK.nun 15. maddesine göre tapudaki satışının hukuki hüküm ifade etmeyeceği için iptaline karar verilmesi) şeklinde ıslahta bulunmuş ve muvazaa hususunun ayrıca incelenmesine gerek bulunmadığını açıklamış ve 22.3.1995 günlü oturumda da ıslah durumunu tekrarlamıştır.
Mahkemece; dava açıldığı tarihte davacı yan yararına sonuçlanmış tazminat davası olmadığı için muvazaa sebebiyle iptal davası açmakta davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı, ehliyetsizliğe dayanan iptal davasında da sıfatları (aktif husumet ehliyetleri) olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Dava nedeni ehliyetsizlik olarak ıslah edildiğine göre, mahkemenin davayı ıslahta dayanılan hukuki neden çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Gerçekten mümeyyiz olmayan bir kişinin yaptığı hukuki muamele nedeniyle üçüncü kişinin (olayımızda davacının) hakları halele uğramışsa, o hukuki muamelelerin geçersizliğini, üçüncü kişiler de ileri sürerek dava konusu edebilirler.
Ehliyetsizin hukuki muamelesi nedeniyle üçüncü kişi ehliyetsizden alacağını alamayacak durumda kalmışsa, hakkı halele uğramış demektir. Bu durum ise yargılama ile tespit edilebilecektir. Davacının, bu davadan önce davalı M. hakkında açtığı tazminat davası mevcut olduğuna göre, mahkemece bu dava sonucu beklenmeli ve davacının varsa böylece tazminat alacağı belirlenmeli ve adı edilen davalının diğer mal varlığı araştırılmalı ve hasıl olacak sonuç uyarınca istem hakkında karar verilmelidir.
Davacının bu davadaki amacı, gerçekleşecek tazminat alacağını tahsil edebilmek için hukuki muamelenin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Davacının bu hakkı ise, ayni değil şahsi sonuç hasıl eder. Bu bakımdan, dava sonucunda tapunun iptali ile davalı M. adına tesciline karar verilemez. Davacı alacağı mahkeme kararı üzerine (işlemin üçüncü şahsın) davalının üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazların haciz ve satışını isteyebilir.
Aynı esaslar BK.nun 18. maddesine dayanan muvazaa nedeniyle hukuki muamelenin iptaline yönelik davalar için de geçerlidir. Dairemizin, muvazaaya dayalı davalardaki uygulaması da aynı yöndedir (27.3.1995 gün, 2197/2577 ve 21.3.1995 gün, 596/2387 sayılı kararları).
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeden sıfat yokluğu nedeniyle davacı S.'in davasının da reddedilmiş olması, yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı S. yararına (BOZULMASINA), davacı Ü.'ın temyiz itirazlarının ise 1 nolu bentteki nedenle reddine ve temyiz eden davacılardan S.'ten peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 15.1.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy