(818 S. K. m. 43)
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı sebeplerden dolayı davacının Kırklareli Valiliği hakkındaki davasının reddi ile 1.629.203.295 liranın dava gününden itibaren kanuni faizi ile birlikte Ş. Durmaz'dan alınarak davacıya ödenmesine ait hükmün davacı avukatı ile davalılardan Ş. Durmaz avukatı taraflarından duruşma istekli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde temyiz eden davacı adına Avukat A. E. Yıldız ile sair taraftan davalılardan Ş. Durmaz adına Avukat M. H. Çiler ve Avukat M. Kula gelmiş, sair davalı Kırklareli Valiliği adına kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı Ş. Durmaz'ın temyizine gelince; Dava tazminat istemine ilişkindir. Davacı Kırklareli ili Şeytanderesi mevkiinde 1500 hektar alan için Moutmorrillonit (kil) aramak için önce arama daha sonra işletme ruhsatı aldığını, ancak davalı Ş. Durmaz tarafından anılan sahada kaçak faaliyette bulunulduğundan oluşan zararının ödetilmesini istemiş, davalı davacının dava açma hakkının bulunmadığından davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Dava konusu olayın tartışılmasına geçilmeden önce konu ile ilgili temel kavramların açıklanması uygun düşmektedir.
Maden; tabiatta element, bileşik veya karışım halinde bulunan maddelerdir (3213 sayılı Maden Kanunu md.2). Madenler, Enerji madenleri, Metal madenleri ve Sanayi madenleri olarak üçe ayrılır ve davacının ruhsatına konu olan moutmorrillonit sanayi madenleri grubundandır.
Maden arama; Cevher yatağının tanınmasını amaçlayan faaliyetlerin tümüdür. Belli bir alanda maden arama faaliyetinde bulunulabilmesi için maden arama ruhsatının alınması gerekir (3213 sayılı yasa, md 3). Arama faaliyetleri arama izni sınırları içerisinde yapılır. Maden Kanununun 16. maddesine göre maden arama, mermer arama ve göl sularının içerdiği maddeleri arama izni olmak üzere üç ayrı arama ruhsatı söz konusudur. Maden arama ruhsatı sahibi arama sırasında; kuyular, tüneller ve çukurlar kazmak gibi yöntemlerden yararlanır. Arama konusu madenin işletmeye elverişli olduğunu kanıtlamak için tahlile gönderir ve arama alanı üzerinde rastladığı sair madenler için arama ruhsatı alır. Arama ruhsatı sekizer aylık üç arama dönemi ve altı aylık proje hazırlık dönemi olmak üzere toplam otuz aydır. Bu süre uzatılamaz (3213 sayılı yasa, md.17/1). Maden Arama ruhsatı sahibi azami otuz aylık sürede; arama faaliyetinde bulunmak, arama faaliyetlerinin teknik gereklerini yerine getirebilmek için çevresindeki ruhsat sahalarında da zarar vermemek koşuluyla prospeksiyon (Madencilik arama faaliyetine mesnet teşkil eden ön bilgilerin toplanması işi) yapmak (md.18), ön işletme isteminde bulunmak, buluculuk hakkı istemi ile başvurmak ve arama ve ön işletme ruhsatı süresi boyunca faaliyet raporlarıyla tespit edilen görünür rezervin (Görünür rezerv: boyutları, tenoru belirlenmiş, üretilebilir kesin cevher miktarı) 1/10'u kadarını istihraç edip satma hakkına sahiptir. Fazla cevher tespit edilirse Maden Kanununun 12. maddesi hükümleri uygulanarak mahalli mülki amiri nakledilen madeni geçici olarak zapt eder ve gerekli tutanağı düzenleyerek evrakı adli makamlara tevdi eder (md.21).
Arama ruhsatı sahibi arama ve rezerv tespit çalışmalarının olumlu bir gelişme gösterdiğini, arama ve sair faaliyetlere bir süre daha devam edilmesi ile daha büyük işletme veya tesis kurma imkanlarının doğabileceğini beyanla ön işletme projesi vererek ön işletme talebinde bulunabilir (md.19).
İşletme Ruhsatı; Bu safhada iki ayrı izin söz konusudur. Bunlardan ilki yararlanma hakkı iznidir ki bu izne yasada işletme ruhsatı denilmektedir. İşletme ruhsatı, işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesidir (md.3). Ruhsat sahibinin, arama veya ön işletme ruhsat süresi sonuna kadar ilgili daireye başvurusu ve işletme ruhsatı isteminde bulunması ile işletme ruhsat hakkı doğar (md.24/1). İşletme ruhsatı alınabilmesi için, raporla tespit edilmiş işletmeye elverişli ekonomik cevherin gerektiğinde taksire (Taksir: Ruhsat alanının Maden Yasası gereğince küçültülmesi) mesnet teşkil edecek biçimde işletme sınırlarının, işletmeye alınma sıralarının ve ilk işletmeye alınacak maden içerisinde işletme projesinin ilgili daireye verilmesi gerekir (md.26/2). İkinci safha ise işletme iznidir. İşletme izni sahibi sahasında herhangi bir maden için işletme izni almadıkça işletme faaliyetinde bulunamaz. İşletme ruhsatı alanı birden çok işletme izni alanını kapsar ve bir işletme ruhsatındaki her işletme izni ile ilgili tüm faaliyetler ayrı ayrı yürütülür (md 29). İşletme ruhsatı sahibi işletme izninin alınışından itibaren altı ay içerisinde madeni işletmeye almak zorundadır. İşletme ruhsatı sahibi işletme haklarından yararlanma hakkı sahibi durumundadır. Yararlanma hakkının kullanımı ise işletme izninin alınması ile başlar.
Anayasanın 168. ve 3213 sayılı Maden Yasası'nın 4. maddesine göre Madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. İşletme hakkı, madenin toprağın altından çıkarılıp, çıkarılan cevher üzerinde mülkiyet hakkı sağlanması için belirli bir süre, belirli bir alanda hak sahibine işletme kurma ve işletme olanağı sağlayan bir haktır. İşletme hakkı, sahibine izin aldığı alanda intifa hakkı içerikli bir hak sağlar; işletme koşullarına uygun alanı işletmek buna karşın çıkarılan cevher menkul mal niteliği kazanır.
İşletme ruhsatı alanında, işletme faaliyetinin zorunlu sonucu olarak çıkarılan taş ocağı malzemeleri işletme ruhsatı sahibi tarafından değerlendirilir (md.36/2).
Dava konusu olaya gelince; Gerçek veya tüzel kişiler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından izin alarak ve bu izinlerde belirtilen sınırlar içerisinde Maden arayabilirler. Maden Arama ruhsatı sahibi arama döneminde arama faaliyetleri sonucu çıkardığı görünür cevher rezervinin 1/10'unu aşmayacak biçimde cevheri istihraç edip satabilir. Davacı 18.5.1994 gününde ve otuz ay süreli Maden Arama ruhsatı ile arama faaliyetine başlamış ve 20.6.1995 gününde moutmorrillonit madeni işletme ruhsatı almış, kanuni süre içerisinde 20.12.1995 gününde madeni kesin işletmeye başlamıştır. Dava 26.9.1995 gününde yani işletme ruhsatı gününden sonra ve fakat işletme izni safhasından önce 12.7.1995 gününde Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla 995/66 D. İş dosyasında yapılan tespite dayanılarak açılmış ve mahkemece isteme hükmedilmiştir. Tespit dosyasında 1995 yılı ilkbahar ve yaz mevsimi kum ve çakıl istihracının hesaplandığı görülmektedir. Oysa kanuni düzenlemelere göre davacının arama ruhsatı döneminde kum ve çakılı istihraç etme hakkı yoktur. Dolayısıyla bu dönemde ve arama ruhsatı alanındaki kum ve çakıl istihracından doğan zararın ödetilmesini isteyemez. Davacının kanunun 36/2. maddesine göre işletme ruhsatının başlangıç tarihi olan 20.6.1995 gününden sonra ve işletme faaliyetinin zorunlu sonucu olarak çıkarılan taşocağı malzemelerini değerlendirme hakkı bulunduğuna göre ancak 20.6.1995 tarihi ile tespit tarihi olan 12.7.1995 arasındaki, davacının kum-çakıl ocağı ruhsatı gereği faaliyetleri dışında ve ruhsat bitim tarihi olan 20.4.1995 gününden sonraki döneme isabet eden sürede ve davacı işletme ruhsatı alanındaki faaliyetlerinden doğan zararı isteme hakkı vardır. Yerel mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve denetime elverişli olmayan, kabul edilebilir bir hesaplama tekniği içermeyen 28.5.1996 günlü bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması bozma nedenidir.
3- Davacının Arama Ruhsatı alanı 1500 hektar olup, işletme ruhsatının ise bu alanın ne kadarlık bir bölümünü kapsadığı anlaşılamamaktadır. Davacının ruhsatlarının kapsadığı mevkide uzun yıllardan beri davacı, davalı ve dava dışı şahıslar tarafından il özel idaresince verilmiş kum-çakıl ocağı ruhsatları ile faaliyette bulunulduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davalının son kum-çakıl ruhsatı süresi 20.4.1995 gününde bitmiş ve davacının arama ruhsatı sebebiyle yenilenmemiştir. Mahkemece anılan faaliyetler sebebiyle Borçlar Yasasının 43. maddesi hükmü gözetilerek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken bu konu üzerinde durulmamış olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2 ve 3 sayılı bentte açıklanan sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve davalı Ş. Durmaz yararına takdir edilen 6.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının temyiz eden davacıya yükletilmesine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harç 284.637.000 liradan alınması gereken onama harcı 429000 liranın mahsubu ile geri kalan 284.208.000 liranın ve davalı Ş. Durmaz'dan peşin alınan harçların istem halinde taraflara geri verilmesine 02.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy