(743 S. K. m. 24)
Taraflar arasındaki yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıda bulunulmaktan doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı M.Y. hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın da yerinde görülmediğinden reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalı M. Y. hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, yayın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkeme, olayların gerçek olduğunu, basının bilgi verme görevini yerine getirdiğini belirterek davayı reddetmiştir.
Dosyadaki delillere göre davacının kredi kartını kullandığı bir bankanın ilişkide bulunduğu satış firmalarına yazdığı bir yazıda içlerinde davacıya ait kartın numarasını ve davacı adını da belirterek, numaraları bildirilen kartların limiti aştıkları, bu kartlara görüldüğünde el konulmasını istemiş ve yakalanan her kart için 200 dolar ödülde verileceği açıklanmıştır. Yazı, banka ile firma arasında geçen ve tamamen ikisi arasında ki ticari ilişki ile ilgili bulunmaktadır. Anılan bu yazının davalı yayın kuruluşunun eline nasıl geçtiği bir tarafa, yayında belirtilen yazının kapsam ve amacı aşılmak suretiyle yazının başlığı .....'ü bulana 200 dolar ödül var sözlerini taşımaktadır içeriğinde ise, davacının çok eskiden ve hiçte güncel olmayan karıştığı olaylardan söz edilmiş ve davacının yazıyı yazan bankaya binlerce dolar borcu bulunduğu belirtilmiştir.
Yayına kaynak yapılan yazı ile yayın arasında önemli ölçüde farklılıklar olduğu açıktır. Yayının başlığı, hiç de kaynak yapılan yazı ile bütünlük taşımamaktadır. Yayının başlığında davacının arandığı, bulana da ödül verileceği açıkça belirtilmiştir.
Hiç şüphesiz davacının toplumun bazı kesimi tarafından bilinen bir kimse olması itibariyle kendi kartı borcunu ödememiş diye yazılan yazı kaynak gösterilerek haber konusu yapılabilir. Ancak böyle bir haber yayınlanırken, onun özüne bağlı kalınmalı ve sınırın aşılmamasına özer gösterilmelidir. Ayrıca verilmek istenen haberin yanında hiçte gerek yokken, başka olaylarda o haberde yer almamalıdır. Böylece haberin verilişindeki kamu yararı, güncellik gerçeklik ile özle biçim arasındaki dengenin kurulmasına özen gösterilmelidir. Somut olaydaki yayında, güncel olmayan konularında yer alması, özle biçim arasındaki sınırın aşılması, kısmen de gerçeklik konusunda gerekli araştırmanın yapılmamış bulunması itibariyle, yayın yoluyla hukuka aykırı davranıldığı ve böylece kişilik haklarına saldırının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İşte mahkemenin açıklanan bu olguları gözeterek davacı yararına takdir edeceği ölçüde bir miktar manevi tazminata hükmetmesi gerekirken, dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçelerle istemin tümden reddine karar vermiş bulunması, usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 1- Davalı M. Y. hakkındaki hükmün 1 nolu bentte yazılı nedenlerle ONANMASINA;
2- Diğer davalılarla ilgili hükmün ise 2 nolu bentteki nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy