(743 S. K. m. 24) (2709 S. K. m. 28)
Taraflar arasındaki manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı 50.000.000 lira manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü.
Davacı Belediye Başkanı..... Gazetesinin iki ayrı sayısında; ....'m ....'li Başkanı, avukatı bahçıvan yaptı başlıklı ayrıca .... Belediyesi'nde 195 işçi olağanüstü hal bölge tazminatlarını alamıyor içerikli haberleriyle kişilik haklarına saldırıldığını iddia etmiş; yine dava dilekçesinde, defalarca ikaz ettiği ve kınama cezası verdiği Belediye avukatını haberde yazıldığı gibi Park ve Bahçeler Memurluğuna değil müdürlüğüne atadığını; tazminatlarını alamayan işçi ve memurların ise 195 kişi olmayıp 125 olduğunu bildirmiştir.
Öncelikle Belediye işçi ve memurlarından pek çoğunun olağanüstü hal bölge tazminatlarını alamadığı hususu sade bir haber olup sayılarının 195 ya da 125 olması okuyucu yönünden önem arz etmediği gibi, davacı yönünden de nasıl bir surette onun kişilik haklarına bu haber yoluyla saldırıldığı gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama aşamasında açıklanabilmiş değildir, özde doğru olan haberde sayıdaki fark hele ödemelerin her ay yapılıp sayının değiştiği davacı bildirisi olduğuna göre önem arz etmez. Olayda zarar gören kişilik hakları da yoktur.
Belediye Avukatının atanma işini konu eden habere gelince: Haberin içeriğinde, Belediye avukatının Pak ve Bahçeler memurluğuna atandığı bildirilip bu husustaki Belediyenin ve avukatın açıklamalarına da yer verilmiştir.
Olayın ve olaydan kaynaklanan haberin odak noktası, Belediye avukatı olarak görev yapan kişinin isteği dışında ilgisiz, avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan bir göreve atanmasıdır. Bu atama olayı davacı tarafından yapılmış, ancak daha sonra İdare Mahkemesince yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Yalnız yasaların belirlemesiyle değil çağdaş toplumların değer yargılarına göre de önemli bir yeri ve işlevi olan avukatlık ile ilgili böyle bir haberin yayınlanmasında elbette, toplumsal ilgi vardır; kamu yararı vardır. Hal gerçektir; günceldir. Haber içeriğinde atanılan yerin müdürlük yerine memuriyet olarak yazılması ve habere bahçıvan başlığının atılması, özle biçim arasındaki dengeyi de bozmaz. Bu husus, olsa olsa, atanan kişi için incitici bir ifade sayılabilir. Davacı atanan kişi olmayıp avukat olarak görev yapan bir kişiyi Belediye Parklar ve Bahçeler Müdürlüğüne atayan kişi olduğuna göre onun kişiliğine karşı bir saldırı kabul edilemez,
Kaldı ki, gazetecilikte mizanpaj ve haber/yazı başlıkları da özellikle arz eden, gazetecinin okuyucusuna sunuş sanatından sayılan husustur.
Haberlerin, yazıların önem derecelerine göre gazetenin neresinde ve nasıl yer alacağı, gazetenin kamuoyu yaratılması görevini yerine getirirken gösterdiği başarıyla da ilgilidir. Okunması istenilen bir haberin masum sınırlar içinde cazip bir başlık altında sunulması yadırganamaz. Bu çerçevede Bahçıvan başlığı, Parklar ve Bahçeler işiyle ilgili dikkat çekici bir başka anlatımla vurucu bir haber başlığıdır.
Bu haberle, davacının kişilik haklarına bir saldırı olup olmadı tartışılabilir. Ne var ki, haberde var olan kamu yararı, gerçeklik, güncellik ve özle biçim dengesi gibi unsurlar, zaten, onu hukuka, basın özgürlüğüne uygun hale getirmiştir.
O halde, davanın tümden reddi gerekirken yazılı biçimde kısım kabulüne ilişkin yerel mahkeme hükmü bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlerle ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy