(3226 S.K. m.4,13)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı 359.331.955 lira maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 50.000.000 lira manevi tazminatında davalı Mustafa A.'dan alınarak davacıya ödenmesine, davalılardan Mustafa A. tarafından duruşmasız, diğer davalı Al-Baraka Türk Finans AŞ avukatı tarafından da her ne kadar duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteği dikkate alınmayarak incelemenin kağıtlar üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Mustafa A'ın temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı Al-Baraka Türk Finans Kurumunun temyiz itirazlarına gelince; dosyaya ibraz edilen Finansal Kira Sözleşmesine göre, trafikte davalı adına kayıtlı bulunan ve olaya karışan aracın 9.11.1989 tarihinde üçüncü kişilere Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine göre dört yıl için kiraladığı anlaşılmaktadır. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu 4 ve 13. maddeleri hükümlerine göre kira konusu olan aracın mülkiyeti kiralayanda kalmış olmasına karşın, kullanımı sonucu getireceği ekonomik yararlar kiracıya devredilmiştir. Diğer bir anlatımla kira konusu malın kullanımı ve getireceği yararlan bu süre için kiracıya bırakılmış bulunmaktadır.
Bu durumda davacı şirketin zarar verici olaya karışan aracı olaydan önce ve uzun vadeli olarak ve özel bir kiralama niteliği taşıyan Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine göre üçüncü kişilere kiraladığı, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilemediği için işleten sıfatını taşımadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olduğuna göre dosyadaki delil ve belgelerde gözetilerek adı geçen davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken aleyhine hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ilk bentte gösterilen nedenlerle davalı Mustafa Akan yönünden ONANMASINA, ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle diğer davalı Al-Baraka Türk Finans Kurumu yönünden BOZULMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davalı Mustafa Akan'a yükletilmesine ve davalı Al-Baraka Türk Özel Finans Kurumu AŞ.den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy