(818 S. K. m. 41)
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine ait hükmün süresi içerisinde davacı Maliye Hazinesi adına Hazine avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü.
Davacı yerle ilgili olarak taş çıkarmak için yapılan kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen davalının çalışmasına devam ettiğini, bu yönden idarenin zarara uğradığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkeme davalının yerde fuzuli işgalci olmadığını, haklı nedene dayandığını belirterek davayı reddetmiştir, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yerin davalıya taş ocağı olarak kiralandığı, kira sözleşmesinin 20.7.1988 gününde sona erdiği, bu arada davalının aynı yer için 14.12.1987 gününde maden arama ruhsatı aldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının kira sözleşmesinin sona ermesine karşın maden arama ruhsatı gereğince yeri taşocağı olarak kullanıp kullanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki delil ve belgelere göre davalının yeri kullanmasından dolayı davacı idare tarafından davalı hakkında ecrimisil tahakkuk ettirdiği, bunun üzerine davalının idari yargı yerinde bu tahakkuku iptal ettirdiği, böylece davalının yerde fuzuli işgalci bulunmadığının belirlendiğine ait idari karar esas alınarak davanın reddedildiği görülmüştür. Ne var ki davalının yeri ancak alınan maden ruhsatı gereğince kullanabileceği kabul edilmelidir. İdari yargı kararı da bundan dolayı davalının eyleminin haksız olmadığı sonucuna varmıştır. Olayımızda ise davalı yeri maden ruhsatındaki amacı dışına çıkmak suretiyle taşocağı olarak kullandığı iddia olunmaktadır. Maden ruhsatı alınarak taşocağının işletilmesi hukuken mümkün değildir. İki izin belgesinin hukuki niteliği ve kapsamları farklıdır.
Şu duruma göre mahkemenin açıklanan bu olguları gözeterek tazminat miktarını belirlemesi gerekirken yazılı gerekçeyle davayı tümden reddetmiş bulunması usul ve kanuna aykırı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 29.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy