(818 S. K. m. 41)
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine ait hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Davacı, davalının eylemi sonucu uğranılan zararın tazminini istemiştir. Mahkemece, davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bulunmadığı belirtilerek talep reddedilmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibari ile davalının işlettiği maden ocağı sonucu davacının evinin zarar görüp görmediğine ait bulunmaktadır. Bu sorunun çözümlenebilmesi için bu konuda uzman olan bilirkişiler eliyle mahallinde keşif yapılmalıdır. Mahkemece yapılan keşifte hazır bulundurulan bilirkişilerin bu konuda uzman olmadığı görüldüğü gibi, keşfinde usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda keşif tutanağının başlık kısmında davacı vekilinin hazır olduğu belirtildiği halde, sonunda imzasının alınmadığı, yine tutanağın başlangıcında davacı asilin varlığından söz edilmemesine rağmen keşfe sonunda davacı asile keşfe karşı diyeceği sorulduğu görülmüştür. Vekil varken asilin mütalaasına başvurulması uygun değildir. Ayrıca keşif tutanağının baş kısmında keşif tarihi olarak 29.5.1995 yazıldığı halde, tutanağın sonucuna 30.5.1995 yazılmıştır. Bu da keşfin belirtilen tarih ve saatte yapıldığı konusunda kuşku vermektedir. Zaten davacının itirazının ağırlığı da bu noktada toplanmaktadır. Böyle bir durum yargılamada kuşku yaratır.
Mahkemece açıklanan bu yönleri gözetmeden ve uyuşmazlığın çözümü için uzman bilirkişiler vasıtasıyla usulüne uygun keşif yapılmadan, yazılı şekilde ve yetersiz inceleme ile hüküm kurması usul ve kanuna aykırı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 23.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy