(4721 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava: Taraflar arasındaki yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıda bulunulmaktan doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı 150.000.000 lira manevi tazminatın davalı ... Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ'den alınarak davacıya ödenmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalılardan ... Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü.
Karar: Dava, kişilik haklarının yayın yoluyla ihlaline dayanan manevi tazminat isteminden ibarettir.
Davacı, Büyükçekmece kilisesinde din dersi öğretmeni olarak çalıştığını, davalı gazetenin 18.7.1994 günlü nüshasında yayınlanan Olay Öğretmeni Müdür Yaptılar ve Atatürk Düşmanı başlıklı yazılar nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü ileri sürmüştür.
Mahkemece dava konusu yazılardan Olay öğretmeni müdür yaptılar başlıklı bölümün haberin verildiği andaki gerçeklere uygun olduğu kabul edilerek davacının, bu bölüme ilişkin manevi tazminat istemi reddedilmiştir. Buna karşılık yazının Tanık konuşuyor, Atatürk düşmanı başlıklı bölümünde bazı tanıkların davacının kız öğrencilere elle sarkıntılık ettiğini söyledikleri yazılı ise de ceza dosyasında bu şekilde davacının elle sarkıntılık ettiğini söyleyen tanık bulunmadığı, bu nedenle yazının bu bölümünün gerçek olmadığı benimsenerek davacı yararına manevi tazminata hükmedilmiştir. Oysa (ceza dosyasında bulunan) disiplin kurulu başkanı tarafından alınan ifadelerde davacının sürekli olarak Atatürk aleyhine konuşmalar yaptığı, hiç de gerek bulunmadığı halde seksle ilgili uzun uzun açıklamalarda bulunduğu, bundan talebelerin rahatsız olduğu, yüzlerinin kızardığı, kızlara düşkün olduğu, bacaklarına baktığı iddia edilmiştir. Gerçekten davacının elle sarkıntılık ettiğini söyleyen bir tanık ifadesine rastlanmamıştır. Ancak az yukarda değinildiği gibi toplumun değer yargıları açısından en az elle sarkıntılık kadar ağır olan diğer bazı iddia ve ithamlar yer almıştır. Sırf elle sarkıntılık iddiasının bulunmaması, diğer ağır ithamların varlığı karşısında davacıya manevi tazminat verilmesini haklı kılmaz. Bu nedenle davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.07.1997 gününde bozmada oybirliği, nedeninde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy