(1086 S. K. m. 179, 388)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davası üzerine yapılan yargılama, sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusu 40878 ada 2 nolu parsel içinde bulunan Ç. Mah. Selim Caddesi 221 kapı nolu (eski 213 kapı nolu) gecekondunun mülkiyetinin davacı Cemal B...'a ait olduğunun tespitine ilişkin hükmün süresi içinde davalılardan Maliye
Hazinesi adına Hazine avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen, rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde adresini yazdığı gecekondunun mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece istek gibi karar verilmiştir.
Bir davanın açılabilmesi için, dava açmakta hukuki, yararın bulunması ve eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açmakta hukuki yararın bulunmadığı hususları ana ilkelerdir. Tespit davaları bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine yöneliktir. Bu tür davanın dinlenebilmesi için genel dava şartları yanında aşağıdaki özelliklere de dikkat edilmesi gerekir. Tespit davasının konusu yalnız hukuki ilişkiler olabilir. Davacının bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespit edilmesinde hukuki yararı bulunabilir. Davacının tespit davası ile istediği hukuki korunma diğer dava türlerinden biri ile sağlanabiliyorsa o zaman davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunamaz. Öte yandan, açılmış ve görülmekte olan bir davada iddia ve s avunma olarak ileri sürülebilecek konular için de ayrı bir dava açmakta hukuki yarar yoktur. Tespitle hukuki yararın yokluğu idari işlemlere esas olacak isteklerde de kendini gösterir, idareyi belli konuda karar vermeye yönlendirecek tespit kararı vermek mümkün değildir. Aksinin düşünülmesi görev alanına müdahale sonucunu doğurur idarenin tespit kararı ile kendisini bağlı saymaması halinde gereksiz karar verilmiş olması nedeniyle karara saygı ilkesi zedelenir. İdari yargıda tespit davası türünün bulunmaması da bu tür tespit isteklerinin adli yargıda kabul edilmesi için gerekçe olamaz.
Öteki dava türlerinde davanın hangi amaçla açıldığı, dava açmakta hukuki yararın bulunup bulunmadığı dava dilekçesinden kolayca anlaşıldığı halde tespit davalarına ait dilekçesinden çoğu kez tereddüt yaratır. Eldeki davada da dilekçe bu bakımdan yetersiz olduğu gibi, mahkemece de bir açıklama yaptırılmış değildir. O halde, davacıdan bu davayı açmaktaki amacı açıklattırılarak, özellikle tespit davasının açılabilmesi koşulları değerlendirilmek suretiyle dava açmakta hukuki yararın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
Kabul şekli bakımından da; bu tür davalarda verilecek karar mülkiyet hakkının tespiti şeklinde değil, binanın kimin tarafından yapıldığının tespiti şeklinde olmalıdır. Somut olayda davacı binayı bizzat yapmadığına ve yapılı biçimde satın aldığına göre .... satın aldığının tespitine şeklinde karar vermek yeterli olabilir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıdaki nedenlerle BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine gerek bulunmadığına 1.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy