(1086 S. K. m. 440, 442)
Burhan Özfatura adına avukat Ömer Güven ile 1- Macit Sefiloğlu 2- Durmuş Odabaşı 3- Hürriyet Holding AŞ. adlarına Avukat Rüştü Metin Ece aralarındaki dava hakkında İzmir Asliye 5. Hukuk Hakimliğinden verilen 9.12.1996 tarih ve 1995/640-996/970 sayılı hükmün Dairenin 17.06.1997 gün ve 1997/2008-6781 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davalılar avukatı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla 2797 Sayılı Yargıtay Kanununun 40, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18 ve Dairenin 15/1/1997 günlü ilke kararının 7. maddeleri gereğince öncelikle yapılan inceleme sonunda tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı kanunun 442/3. maddesi gereğince takdiren 250.000 lira para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine 20.11.1997 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, basın yoluyla davacının kişilik haklarına saldırıldığı iddiasına dayalı manevi tazminat davasıdır.
Davaya konu yazı, Hürriyet gazetesinin 10.7.1995 günlü Ege ekinde yayınlanan Belediye devretti Necimoğlu kaptı başlıklı haber/yazıdır. Yazıya temel olan olay, İzmir Santral garaj karşısında bulunan ve işleticiliğini İZULAŞ'ın yaptığı akaryakıt istasyonunun işletilemediği gerekçesiyle BP(akaryakıt şirketi)ne devredilmesi, BP. den de başka kişi tarafından hemen kiralanması ve bunun tartışmalara neden olmasıdır. Nitekim, bu devir işlemi nedeniyle İZULAŞ yönetim kurulunun bir üyesi istifa etmiş, bir başka gazete haberine göre bir siyasal parti olayı incelemeye almış ve dolayısıyla toplumun ilgisini çekmiştir.
Burada vurgulanan husus, İZULAŞ'ın işletemediği nedeniyle devrettiği bir yeri, bir kişinin hemen kiralamasıdır. Buna kamunun dikkati çekilmek istenmiştir.
Dava konusu haber/yazının kamu yararı-toplumsal ilgi, gerçeklik, güncellik öğelerini taşıdığı; haberi kaynaktan araştırma, ilgiliden soruşturma yöntemiyle hazırlandığı ve hatta en çok İzulaş genel müdürünün açıklamalarına yer verildiği görülmektedir. Olayın anlatımı, anlatımda seçilen sözcükler, olaya ve özelliğine uygundur. Davacının, dava dilekçesinde reddedilen olayla ilgisini ise kendileri tarafından dosyaya sunulan Yeniasır gazetesinde davacının yazdığı yazı içeriği açıkça ortaya koymaktadır. Basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü açısından ele alındığında, haber/yazı hukuka ve olaya uygundur. Yerel mahkeme kararı, salt yazı içeriğine göre bile yerindedir. Bu yerindelik tüm kanıtlar toplansaydı daha açığa çıkabilirdi.
Öte yandan, dairemizin sayın çoğunluğunun görüşü, davalı yanın tazminatla sorumlu olduğu yolundadır. Yerel mahkeme buna uyduğu takdirde, davalı yanın kanıtları toplanmadan, tanıkları dinlenmeden karar verilmiş olacak ki, bu da savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Hiç olmazsa, davalı yanın 02.05.1996 tarihli dilekçesi çerçevesinde kanıtlar toplanmalı, tanıklar dinlenmeliydi. Bu olanağı da ortadan kaldıran bozma kararına katılmak mümkün değildir. 20.11.1997
KARŞI OY
Önceki karşı oy yazısında açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabul edilmesi gerektiği görüşündeyim. 20.11.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy