(743 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıda bulunulmaktan doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı 200.000.000.- lira manevi tazminatın 18.10.1996 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
Mahkemece yazıda kullanılan dil nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın dayanağı M.K. nun 24 ve Borçlar Kanunun 49. maddeleridir. Anılan maddelere göre, sorumlu tutulmanın koulu, basında yayınlanan bir olay açıklaması ya da eleştirinin, kişilik hakkına saldırı teşkil etmesidir. Ayrıca bu saldırı manevi bir zarar doğurmalıdır. Ayrıca kişilik hakkının ihlali ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Basın yolu ile kişilik hakkının ihlali de hukuka aykırı olmamalıdır. Haber ya da eleştiri güncellik unsurunu da taşımalıdır.
Davaya konu yazıda kullanılan dil ve yapılan eleştiri, kişiliğe bağlı hakların saldırıya uğradığı anlamında değildir. Eleştiri sınırları içerisindedir. Davanın belirtilen nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 26.02.1998 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava bir yazı nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıldığı iddiası ile açılmış, mahkemece tazminata karar verilmiş, dairemizce davaya konu edilen yazıda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Basının ihbar verme, eleştirme hakkı tartışmasız kabul edilen ve görev derecesinde önemli sayılan bir ayrıcalığıdır. Amaç kamunun bilgilendirilmesi, ilgilendirilmesi ve uyarılmasıdır. Bu işlev yerine getirilirken belli ölçülere dikkat edilmesi de görevin gereklerindendir. Olayın özelliğine göre görevin yapılışındaki sertlik de uygun bulunabilmektedir. Ancak; Haber, makale, resim gibi yapıtlarla kişiye hakaret edilmemeli, onunla alay edilmemeli, yazıyı yazan kişinin bizzat cezalandıran durumundan kaçınılmalıdır. Mahkemenin bu ölçüler bakımından yazıyı hukuka aykırı bulması doğrudur. Mahkemenin takdir ettiği tazminat, miktar itibariyle dairemiz kurulunca görüşülmediğinden bu konuda bir görüş belirtilmesine bu aşamada gerek yoktur. Dairemizce mahkeme kararı hukuka uygunluk yönünden bozulmuş bulunduğundan yüce çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy