(743 S. K. m. 4, 24) (818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasındaki yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıda bulunulmaktan doğan birleştirilen tazminat davaları üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı 1996/793 Esas sayılı dava yönünden 250.000.000 liranın 24.9.1996 tarihinden, 1996/736 Esas sayılı dava yönünden 250.000.000 liranın 6.9.1996 tarihinden 1996/794 Esas sayılı dava yönünden 250.000.000 liranın 24.9.1996 tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalılardan A.İ.K. ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddi ile diğer davalılar N.D., A.A. ve Y.K. haklarındaki davanın atiye bırakılmasına ilişkin hükmün süresi içinde davacı avukatı ile davalılardan ... Ltd. Şti.'ne vekaleten kendisine asaleten A.İ.K. taraflarından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davacının temyizine gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan yazılarda kullanılan sözlerin ağırlığı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hüküm verilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararını BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının (1) sayılı bendde gösterilen nedenle REDDİNE, 25.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy