(1086 S. K. m. 74)
Dava : Taraflar arasındaki yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıda bulunulmaktan doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı 60.000.000 lira manevi tazminatın 14.12.1992 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, karar özetinin Ankara'da neşredilen gazetelerden birinde yayımlanmasına ilişkin hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşuldu:
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı davalı tarafından yazılan "Özel Savaş Terör ve Kontrgerilla" adlı kitabın 30, 21, 32. sayfalarında "cuntacı, kontrgerilla, holdinglere çıkar sağlayan kişi" olarak gösterilerek, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek 100.000.000 TL manevi tazminat ile kararın Türkiye'de basılan yüksek tirajlı gazetelerden birinde yayımlanmasına karar verilmesini istemiş, yerel mahkemece yayının eleştiri nitelikli olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine hüküm, dava konusu yayın kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan, uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyarak karar veren mahkeme 14.9.1995 tarihli kararında 100.000.000 TL manevi tazminata hükmetmiş ve yayın konusundaki talebi reddetmiştir. Davalının temyizi üzerine dairemizce yapılan incelemede bozma kararında uygun miktar tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, isteme aynen hükmedilmesi suretiyle bozmayla amaçlanan miktar aşıldığından, yerel mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur. Bu kez bozma kararına uyan mahkeme, 50.000.000 TL manevi tazminat ile birlikte karar özetinin Ankara'da neşredilen gazetelerden birinde yayımına karar vermiştir. Oysa yerel mahkemenin 14.9.1995 tarihli ve yayın konusunda redde dair hüküm içeren kararı davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Bu nedenle yayın konusunda karar verilemez. Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeksizin karar özetinin yayımına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, 11.4.1996 tarihli bozma uyarınca davalı yararına takdir edilen 6.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 19.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy