(2918 S. K. m. 2, 3, 85, 106)
Dava: Taraflar arasındaki trafik kazasından doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı İçişleri Bakanlığı hakkındaki davanın görev yönünden, davalı E. hakkındaki davanın da esastan reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Karar: Davacılar, davalılardan E. İ.nin sürücüsü olduğu ve diğer davalı İçişleri Bakanlığı'na ait bulunan aracın kullanılması sırasında desteklerinin öldüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, sürücünün kusursuz olduğu, bakanlık aleyhinde ise, ancak idari yargı yerinde dava açılabileceği gerekçesi ile yargı yolu bakımından istemin reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Davacılar, kararın sadece işleten hakkındaki davanın reddine ilişkin bölümünü temyiz etmişlerdir.
Dosyadaki kanıtlara ve bilirkişiden alınan rapora göre, olay sırasında sürücünün eskortluk görevini yaptığı, emir gereğince hızlı gittiği, bundan dolayı da sürücünün değil, davalı bakanlığın sorumlu olabileceği anlaşılmaktadır. Yine olay, karayolu üzerinde ve trafik kurallarına uyulmaması sonucu meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. maddesinde, yasanın uygulama alanı belirtilmiş, 3. maddesinde ise, diğer tüm kavramlarla birlikte işletenin de tanımı yapılmıştır. İşletenin sorumluluğu da, aynı yasanın 85. maddesinde hükme bağlanmıştır. Yine aynı yasanın 106. maddesinde de, devlete ve kamu kuruluşlarına ait bulunan araçların neden oldukları zararlardan dolayı, işletenin sorumluluğuna ilişkin 85. maddenin uygulanacağı yer almıştır.
Açıklanan şu yasal düzenleme itibariyle, zarara neden olan araç, kime ait olursa olsun, o kimsenin işleten sıfatı ile sorumlu tutulacağı ve yargılamanın da adli yargı yerinde yapılacağı anlaşılmaktadır. Buna rağmen mahkemenin belirtilen yasal düzenlemeyi ve yerleşmiş bulunan uygulamayı gözetmeden, davanın yargı yolu bakımından reddine karar vermiş olması doğru değildir. Bu nedenle işin esası incelenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 14.05.1988 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)