(743 S. K. m. 320)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat davaları üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacının davasının reddine ilişkin hükmün davacı avukatı tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı adına avukat S.T. ile diğer taraftan davalı adına avukat F.A.nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaıldıktan, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava, küçük A.K.nin hukuka aykırı eylemi sonucu davacı İ.K.nin küçük oğlu H.K.nin gözünün kör olması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sonunda; küçüklerin yaşı, olayın oluşu nazara alındığında, küçüklerin kendi kendilerine oyun oynayabilecek yaşta olduklarını ve bu oyun sırasında doğabilecek zarardan aile başkanının sorumlu tutulamayacağını kabul etmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dinlenen tanık beyanları ile dosya içeriğine göre küçük Ahmet ile dava dışı küçük Hasan'ın birbirlerine oyun oynadıkları sopaları sallarken Ahmet'in salladığı değneğin Hasan'ın elindeki değeneğe çarptıktan sonra boşalarak onları izlemekte olan davacının gözüne isabet etmesi sonucu, yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır. Dava, küçük Ahmet'in hukuka aykırı eyleminden ötürü MK 320. maddesi uyarınca aile başkanına karşı açılmıştır,
MK 320. maddesi aile başkanının sorumluluğu, gerekli mutad özen ve gözetim yükümünden doğan kusursuz sorumluluk esasına dayanmaktadır. Aile başkanının sorumluluğunu gerektiren olayda mutad özen ve gözetim görevini yerine getirip getirmediğini, somut olayın arz ettiği özelliklere göre takdir etmek gerekir. Köy yerinde çocukların başkalarına zarar vermeyecek biçimde kendi aralarında oynamalarının mutad olduğu kabul edilebilir. Ancak somut olayda olduğu gibi küçüklerin ellerindeki sopaları birbirlerine vuruşmaları sonucu küçük Hamza'nın yaralanması olayını mutad kabul etmek mümkün değildir 10. yaşından küçük bir çocuğun elindeki değnekle, kılıç gibi sağllamak suretiyle arkadaşı ile oynaması sonucu, orada bulunan mağdurun yaralanmasına sebebiyet vermesi olayının sonucu aile başkanı tazminatla sorumlu olur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.3.1958 tarih ve 958-16-15 esas ve karar sayılı kararına göre "okuldan dönmekte olan çocuğun kartopunu arkadaşının gözüne atmak suretiyle, onun yaralanmasına sebebiyet verilmesi" olayının sonucu aile başkanı sorumluluktan kurtulmak için özen ve gözetim göstermiş olmasına rağmen, olayın meydana geldiğini ispatlaması halinde sorumlu olmaktan kurtulur. Eldeki dosyada bu doğrultuda inandırıcı herhangi bir kanıt ibraz ve ikame edilmemiştir. Bu nedenle davalı, MK 320. maddesi uyarınca sorumludur. O halde mahkemece yapılacak iş, hukuka aykırı eylem sonucu oluşan zarar kapsamının belirlenerek varılacak sonuca göre karar vermekten ibaret olmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir edilen 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 3.11.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy