(818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Taraflar arasındaki trafik kazasından doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı toplam 100.000.000 lira maddi ve manevi tazminatın 1.1.1998 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacı N.A.nın maddi tazminat talebinin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar desteği, davalının aracında seyrederken meydana gelen kazada vefat etmiştir. Olayla ilgili ceza dosyasından anlaşıldığı üzere destek, davalının aracına ücret karşılığı binmiş bir yolcu olmayıp sırf hatır için taşınmıştır. Ölenin bir çıkar karşılığı olmaksızın taşındığı olaylarda taşıyanın onlara karşı sorumluluğu haksız eylemden doğan bir sorumluluk olmakla beraber, ortada hatır için taşıma söz konusu bulunmakla, tazminatın kapsamı üzerinde özellikle durulması gerekir. Hatır taşımasında yalnız yolcunun yararı söz konusu olduğu ve işleten ivazsız bir şekilde hareket ettiği için Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanması suretiyle zararın bir bölümünün tazminat alacaklısının üzerinde bırakılması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. Davaya konu olan olayda destek, davalının sarhoş olduğunu bildiği halde onun aracına binmek suretiyle zararı doğuran eyleme zımni olarak da olsa razı olmuştur. Gerçekten mevcut hal ve şartlar altında tehlikeli olduğu belirli bir otomobil yolculuğuna çıkılması doğru olmayan bir hareket tarzı olarak benimsenmek gerekir ve bu sebepten dolayı da müterafik kusur teşkil eder. O halde mahkemece bu hukuki esas gözetilerek BK'nin 44/1. fıkrası uyarınca tazminatlardan uygun bir indirim yapılmamış olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2 ve 3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşi alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 10.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy