(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı 75.000.000 lira manevi tazminatın 20/5/1991 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istem ile gazetede yayınlanma talebinin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davalı banka avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız ihtiyati haciz kararı alınması ve uygulanması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı Banka tarafından İstanbul 7. Ticaret Mahkemesinin 1991/1277 D.İş dosyası ile; müşterisi dava dışı Lapis Hediyelik Eşya Ticaret AŞ. ve müşterek borçlu müteselsil kefilleri hakkında 3.295.964.357 lira alacağın tahsilini temin için ihtiyati haciz kararı alarak tatbik ettiğini, davalının ihtiyati haciz talebinin tamamen haksız olduğunu, zira müvekkilinin müşterek borçlu müteselsil kefil olmadığını, genel kredi sözleşmesinde bu sıfatla imzası bulunmadığını, vadesi gelmiş bir borcun olmadığını, olsa bile rehinle temin edilmiş bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin şeref ve onurunun zedelendiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davacı tarafından davalı bankaya verilmiş olan onbir adet taahhütnameden on adedinde imzası bulunması nedeniyle ihtiyati haczin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle 2.7.1992 günlü dava reddedilmiş, karar düzeltme aşamasında 4.Hukuk Dairesince davacı tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış bulunan menfi tesbit davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra sözü edilen menfi tesbit davasının sonucu beklenmiştir.
Menfi tespit davasında, davacı dışındaki kişilerle davalı banka arasında sulh sözleşmesi yapılmış ve bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı Bülent Ener'in menfi tespit davasında da hüküm tesisine yer olmamakla birlikte davacının davasının 201.278.605 liralık bölümünde haksız çıktığı anlaşıldığından bu miktar üzerinden karşı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir. Temyiz aşamasında Yargıtay 19.Hukuk Dairesince yerel mahkeme kararı bazı düzeltmelerle onanmıştır.
Sonuçta, davacının 2.588.518.623 lira borçlu olmadığının tespiti için dava açtığı, ancak yargılama sonucu daha alt miktarda ve 2.387.240.018 lira borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, başka bir anlatımla davacının açtığı davada kısmen haksız çıktığı görülmektedir. Bu durumda davalı banka tarafından alınan ve uygulanan ihtiyati haciz kararının haksızlığından ve hukuka aykırılığından söz edilemez. O halde davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy