(818 S. K. m .44, 45)
Dava: Taraflar arasındaki trafik kazasından doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı toplam 65.000.000 lira maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: 1 - Dava haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasında çocuklarını kaybeden davacılar maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlar, yerel mahkemece olaydaki kusur durumu gözetilerek istem kalemlerinde indirim yapılarak hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesi incelendiğinde davacıların kusurdan söz etmeksizin talepte bulundukları görülmektedir. Dava tarihi itibariyle ceza mahkemesine ait hükmün, kararın kesinleşmesinden bir yıldan fazla süre geçtikten sonra tazminat davası açıldığına göre cezadaki kusur durumu gözetilerek istemde bulunulduğu kabul edilmelidir.
Borçlar Kanunu`nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan işte, davacıların ölene yakınlığı ve esasen istemin ılımlı olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yüksek oranda indirim yapılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2 - Maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacılar kusur oranını gözeterek destekten yoksun kalma tazminatı istemişlerdir. Yargılama sırasında alınan ve kusur oranı gözetilerek hesaplama yapan rapora göre davacıların gerçekleşen zararı istemden fazla olduğuna göre destekten yoksun kalma konusundaki istek kalemine aynen hükmedilmesi gerekir. Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeden talepten kusur oranında indirim yapılarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy