(818 S. K. m. 41, 43, 47)
Dava: Davacı Mustafa Karabulak vekili Avukat Cengiz Erkoyuncu tarafından, davalılar İbrahim Tatlıses Turizm İşletmeleri A.Ş. ve Hakkı Maraş aleyhine 29.9.1995 ve 8.3.1999 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası sonucu yaralanmadan, yükte ve araçta meydana gelen hasardan dolayı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 30.6.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, trafik kazası sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacının ilk davada alınan bilirkişi raporuna göre ek dava açtığı ve anılan davalarda toplam isteği bilirkişi raporunda belirlenen 4.491.362.688 lira olduğu halde, 4.403.336.200 liraya hükmedilmek suretiyle gerçekleşen ve istekten az maddi tazminata karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
b) Davacı, ilk dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, sürekli iş görmezlik tazminatı, araçta ve yükte meydana gelen zarar, harcadığı tedavi giderleri, çalışmadığı süre aracında çalıştırdığı sürücü için ödediği ücret nedeniyle bir milyar lira maddi tazminatın davalılardan dayanışmalı olarak alınmasını istediği halde, sadece davalılardan Hakkı Maraş'ın tek başına sorumlu tutulmuş olması bozma nedenidir.
c) Borçlar Yasası'nın 47. maddesine göre yargıç, özel durumları gözeterek bedensel zarara uğrayan kişi yararına adalete uygun bir miktar manevi tazminat ödenmesine karar verebilir. Somut olayda davacı, iki bacağı kırılacak şekilde yaralandığına göre anılan kural uyarınca, manevi tazminat takdiri gerekirken, yasaya uymayan düşüncelerle, bu istemin tümden reddedilmiş olması da bir başka bozma nedenidir.
3- Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
a) Dosya içeriğine göre, davacının Bağ-Kur'a bağlı olduğu anlaşıldığı halde, Bağ-Kur tarafından, bu eylemden dolayı davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmışsa bu aylığın peşin sermaye değerinin tazminattan indirilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
b) Davanın haksız eylemden kaynaklanmış bulunduğu ve hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçelerle reeskont faizine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda gösterilen nedenlerle, usul ve yasaya uygun görülmeyen yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a-b-c) nolu bendde gösterilen nedenlerle davacı yararına, 3 (a-b) nolu bendde gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bendde gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 03.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy