(1086 S. K. m. 9, 21) (743 S. K. m. 24/A)
Dava: Davacı H vekili tarafından, davalılar H..... Bülten Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti. ve arkadaşları aleyhine 16.4.1999 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilne 29.9.1999 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafındna süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinni kabulüne karar verildikten sonra tettkik hakimi tarafından hazırlanan rapor vile dosya içerisinde kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarının saldırıyak uğradığı nedeniyle dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan H..... Bülten Dağıtım ve Ticaret Ltd. Şti. süresi içinde yetki itirazında bulunarak, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece, yetki itirazı yerinde görülerek dava yetki yönünde rededilmiştir.
Haksız eyleme ilişkin davalarda davacı, genel hükümlere göre davasını, davalının ikametgahında açılabileceği gibi, HUMK.nun 21. maddesi uyarınca haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde de açabilir. Başka bir ifade ile, bu konuda seçimlik hakkı davacıya aittir.
Somut olayda, davaya konu olan eylem, yayın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğradığı nedenine dayanmaktadır. Dava, bir dergideki yazı nedeniyle açılmıştır. Bu derginin davacının oturduğu yerde dağıtılmadığı ve okunmadığı savunulmadığına göre, davacının oturduğu yerde zarara uğradığı ve böylece haksız eylemin orada gerçekleştiği kabul edilmelidir. Hal böyle olunca davacının oturduğu yerde zarar gördüğü; haksız eyleminde o yerde gerçekleştiği sonucuna varılabilir. Böylece davanın HUMK.nun 21. maddesinde öngörüldüğü üzere yetkili mahkemede ve yasanın öngördüğü yerde açıldığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, Medeni Kanunun 3444 sayılı Yasa ile değişik 24/a mahkemesinde de dava açılabileceği hükme bağlanmaşıtır.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler itibariyle davacının seçimlik hakkını yasal düzenlemeye uygun kullandtığı ve buna göre yetkili mahkemede davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Şu duruma göre işin esasının incelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, somut olaya ve yasa maddelerine aykırı biçimde yetkisizlik kararı vermesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararı belirtilen nedenlerle (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 9.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy