(818 S. K. m. 49) (743 S. K. m. 24)
Dava: Davacı Doğu P... vekili Avukat Ayhan S... tarafından, davalı Aydın D... vd.leri aleyhine 18/5/1999 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 7/10/1999 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 22/2/2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Ayhan S... geldi, karşı taraftan davalılar vekili gelmedi.
Açık duruşmayı başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi.
Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı R... Gazetesinin 14 Şubat 1999 günlü sayısına ek olarak dağıtılan R... İki Gazetesi'nin sekizinci sayfasında P... neyin ürünü başlıklı yazı içeriğinden, Yaptığı atraksiyonlarla Muazzez A... kadar ünlü olma arzusunu açık eden Solun starı olma heveslisi Doğu P..., Aslında Türkiye'deki aklı başında her solcu bilir ki, P...'in ve arkadaşlarının dediklerini, düşüncelerini de dikkate almamak gerekir, P...i ciddiye almayacak kadar haysiyet ve aklıselim sahibi olduğum için, Doğu P...'in tez diye sunduklarını çürütmek gibi ebleh bir çabaya asla girmeyeceğini, Üstelik P... in tezleri kaba bir stand-up komedisi metni bile olamayacak kadar düşünce yoksunu, P... insan cinselliğini ancak belden aşağıda olup bitenlerle algılayabiliyor, bir deliğe girmesini cinsellik sanıyor, P... eşcinsel olmayı düşünmüş olmakla, onun meşrebine yaraşır diller söyleyerek kestaneyi çizdirmekle eş tutuyor. 70'ler'in Alman pornolarını andıracak kabalıktaki bu metin, P...'in taşıdığı faşizan ruh aynı Naziler gibi insanı bir biyolojik makineye indirgiyor Marksizm ilk harfinden bile haberi olmayan P... Bütün beyin hücrelerine homotobi ve hotorosekzim sinmiş olan P... Günü gelince Kürtlere günü gelince Ordu'ya sırtını dayayan P... P... acaba neyin defolu ürünüdür ve benzeri sözcükleriyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek manevi tazminat ve yayın isteklerine bulunmuştur.
Yerel mahkemece istekler yazıda sert ve öfkeli bir ifade kullanılmakla beraber davacının kişilik haklarına yönelik bir tecavüz söz konusu olmayıp insan hakları bağlamında seksüel ayrımcılığın eleştirisi yapılmaktadır. Gerçekten de üyesi olduğumuz Avrupa Konseyine üye ülkelerde heteroseksüellerinkiyle ilişkin geleneksel dışlamayı radikal şekilde elemine eden ve bu çiftlere heteroseksüellerinkiyle benzer medeni ve sosyal haklar tanıyan yasaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bunların en yenisi 13 Ekim 1999 de Fransız Parlamentosunda kabul edilen Pacte civil de la Solidarite yasasıdır.
Seksüel ayrımcılığı yasaklayan benzer bir yasada Avrupa Parlamentosunun gündeminde bulunmaktadır. Homoseksüellere hukuki himaye getiren tüm bu yasaların hareket noktasında hukuki planda insan hakları olgusu felsefi ve sosyal planda ise dogmatik değerleri reddeden rölativist düşüncenin etkisi vardır. Davaya konu yazıda bu perspektif ve içerikte olup davacının kişilik haklarını ihlal edici unsurlar taşımadığı gerekçesiyle red edilmiştir.
Dava konusu yazı, davacı tarafından kaleme alınan 3 - 6 Şubat 1999 günleri C... Gazetesinde yayımlanan Eşcinsellik cinsler arası eşitsizlik ürünüdür başlıklı bir incelemenin eleştiridir.
Kişilik haklarına saldırının normatif dayanağı Medeni Kanunun 24 ve Borçlar Kanununun 49. maddeleridir. Her iki maddenin ortak öğesi hukuka aykırılıktır.
Hukuka aykırılığı hukuka uygun hale getiren öze ilişkin koşullar gerçeklik, güncellik ve kamu yararıdır. Biçime ilişkin koşul ise anlatım ve sergilenişte dengeli davranıştır. Bu koşullardan birine aykırı eylem hukuka aykırı olup tazminatı gerektirebilir.
Basın yoluyla kişilerin düşünceleri eleştirilirken konu bilimsel bir yaklaşımla ele alınmalı ve yasa ile ahlak kurallarının çerçevesinde kalarak kamu oyunu bilgilendirmek ve toplumu daha ileriye götürmeye katkıda bulunmaya çalışılmalıdır. Eleştiri bazen sert kinci ya da küçültücü olabilir. Ancak bu yapılırken dahi kamu yararı amacı aşılmamalıdır. Anılan sınırı aşan ifadeler basın özgürlüğünden yararlanamaz. Çünkü bu tür yasalar kamu yararı amacına değil kin, intikam nefret sansasyon gibi sübjektif amaçlara hizmet eder.
Davacı, eşcinsellik konusundaki incelemesini kendi ifadesi ile toplumsal ve ideolojik nedenler doğrultusunda bir tez olarak ileri sürmüştür. Vardığı sonuçların tartışılması doğaldır.
Bilimsel açıdan eleştirilebilir. Davalı bir anlamda bunu yapmıştır. Ancak davalı sık sık sübjektif yorumlarla konu dışına çıkarak, davacının kişiliğini hedef almıştır.
Dava dilekçesinde yer alan sözlerle davacı küçük düşürülmüştür. Özle biçim arasında denge gözetilmemiştir. Bu durum eylemi hukuka aykırı hale getir ve tazminatı gerektirir.
Mahkemece, dava konusu yazı hukuki sosyal ve felsefi açıdan yorumlanırken davacının kişiliğine de saldırı da bulunulduğunun gözden uzak tutularak davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy