(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Çırak Eğitim ve Öğretim Vakfı vekili Avukat Yılmaz Görpelioğlu tarafından, davalı Mogosen İnşaat AŞ. vd. Aleyhine 21.3.1997 gününde verilen dilekçe ile davalıların açık kanal ve kanalizasyon çalışması sırasında davacı vakfa ait boruların zarar görüp, abonelere su pompalanamamasından kaynaklanan tazminatın istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 21.4.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı avukatı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının Mogosen İnşaat AŞ.'ye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı davalıların hukuka aykırı eylemleri sonucu hasar ve su bedeli olarak uğranılan zararın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece hasar bedeline hükmedilmiş, davalı ASKİ hakkındaki dava reddedilmekle birlikte su bedeli konusunda da istemi reddetmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Yüklenici şirket tarafından zarar verilen yerde çalışma yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Nitekim davalı şirket davacıya ait verilen zararla da sorumlu tutulmuş bu yön kesinleşmiştir. Uyuşmazlık konusu olan husus davacının dava konusu edilen haksız eylemden dolayı su zararının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece su kaybı ve buna dayalı olarak su zararı olduğu konusu kanıtlanmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Dosyadaki kanıtlar itibariyle davacı tarafından Aralık 1995 tarihinde davalının bölgede faaliyete başlaması üzerine ihtarname gönderdiği bu ihtarnamede davalıyı uyararak bölgede çalışmaya başladığını bundan doğacak zararla sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Daha sonra yine davacı tarafından 5.7.1996 tarihinde davalıya 2. bir ihtarname gönderilerek davalının eylemi sonucu su borularında hasar meydana geldiği ve kendi suyunu pompalayamadığını ASKİ'den ek ve daha fazla fiyatla su aldığını uğranılan zararı karşılaması gerektiği, aksi halde yasal yollara başvuracağı ifade edilmiştir.
Açıklanan şu olgular itibarıyla davalının yerde faaliyette bulunduğu borulara hasar verdiği sabittir. Şu durumda zararın Aralık 1995 ile Temmuz 1996 tarihleri arasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Somut olay itibariyle borular zarar gördüğüne göre buna bağlı olarak davacının kendi özel kaynaklarından suyu pompalayamadığı da kabul edilmelidir. Ancak burada sorun kendi özel kaynaklarından abonelerine su vermemesi üzerine, abonelerine ne miktar ve fiyatla su verdiği noktasında toplanmaktadır. Bu konudaki uyuşmazlığın çözümü için mahkemece yapılacak iş davacının mevcut abonelerine benzer aylarda ne miktarda su verdiği ve suyun fiyatı ile zararlandırıcı eylemin meydana gelmesinden sonra iddia ettiği ASKİ'den aldığı suya ilişkin miktar ve fiyatını içeren faturalar getirilip karşılaştırıldıktan sonra bir sonuca varmaktır. Zarar tarihi belirlenemiyorsa yukarıda ifade edilen iki tarih arasındaki davacının özel kaynağından alınan faturalar ile ASKİ'den alınan faturalar incelenerek zarar belirlenmeli, bu yön incelenmeden davanın bu kısmının reddi uygun görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy