(2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı SS Çanakkale ve Çevre Köyleri Köy Kalkınma ve Diğer Amaçlı Kooperatifler Birliği vekili Avukat Ebru Değirmenci ve Zuhat Yokuş tarafından, davalı Bayramiç Ezine Ovaları Sulama Birliği aleyhine 25/2/1999 gününde verilen dilekçe ile sataşmanın önlenmesi ve davalı tarafından gönderilen ödeme emirlerinin yokluğunun tespitinin istenmesi üzerine mahkeme yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/9/1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı Kooperatifler Birliği, üyelerine davalı Sulama Birliğince su parası ödemedikleri veya eksik ödediklerini gerekçe göstermek suretiyle 6183 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca takip yapıldığını bu takiplerin usulsüz olduğunu belirterek ödeme emirlerinin yok sayılmasının tespitine ve böylece sahte ödeme emri düzenleyip göndermek suretiyle yapılan sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlar ve davacının anlatımları itibariyle üyelerini koruma ve çevre köylerini kalkındırma amacıyla hareket eden bir birlik olduğu iddia edilmiştir. Ancak dosyada hangi üyesi için ne gibi bir takip yapılıp hangisi için iptal isteminde bulunduğu dilekçede bildirilmemiştir.
Davalı Sulama Birliği 6200 Sayılı Devlet Su İşleri, 1580 Sayılı Belediyeler, 442 Sayılı Köy ile 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunları uyarınca faaliyetlerini sürdürmektedir. Yasalarda yer alan düzenlemeye göre birlik kuruluşunu Bakanlar Kurulu kararından almaktadır. Belirtilen yasalarda yer alan düzenlemeler ve Bakanlar Kurulu'nun sulama birliği ile ilgili yaptığı düzenlemeye göre sulama birlikleri kamu kurumu niteliğindedir. Bu nitelikteki kurumların işlemlerinden ve özellikle somut olaydaki faaliyetinden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri 2577 Sayılı İdari yargılama usul yasasının 2. maddesinde belirtilmiş olduğu üzere idare yargıdır. Şu durumda mahkemenin öncelikle görev uyuşmazlığını gözetmesi gerekir. Mahkemenin bu yönü gözetmeden işin esası hakkında karar vermesi doğru değildir.
O halde yapılacak iş davanın yargı yolu bakımından reddi gerekirken işin esasının incelenmiş olması doğru olmadığı gibi davacının bu davayı açmadaki sıfatının da üzerinde durulmaması ayrıca bozma nedeni sayılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy