(818 S. K. m. 41, 49)
Davacı V. Y. vekili Avukat Y. O. tarafından, davalı H. K. aleyhine 27.1.1998 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle 1.500.000.000 TL. manevi tazminatın davalıdan alınmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulü ile 300 milyon TL. manevi tazminatın davalıdan alınmasına dair verilen 23.12.1998 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya çerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz işlemi nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, alacaklısı davalı, borçlusu kendisi olarak düzenlenmiş bonoyu davalıdan ciro ile alan dava dışı A. A.'nın başlattığı icra takibini imzaya itiraz ederek iptal ettirdiğini, imzasını taklit edip aleyhinde icra takibi yapılmasına, maaşına haciz konulmasına ve çevresinde küçük düşmesine yol açarak kişilik haklarına saldırıda bulunan davalıdan manevi tazminat alınmasını istemiştir.
Davalı, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara gelmemiş ve davada kendisini bir vekil aracılığı ile temsil de ettirmemiştir.
Yerel mahkemece, davacının imzasını bono senedine atarak lehtarı kendisi olan bonoyu ciro edip davacının çalıştığı iş yerinde maaş haczi istendiği, iptal davası açan davacının zor duruma düştüğü, çevresinde yanlış tanınmasına yol açıldığı, haksız ve sebepsiz olarak kişilik haklarının rencide edildiği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı, senetteki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
İcra takibine dayanak olan bononun davalı tarafından düzenlendiği ya da cironun davalı tarafından yapıldığı yöntemine uygun olarak saptanmadan davanın kısmen de olsa kabulü doğru değildir. Yerel mahkemece yapılacak iş, icra takibine konu edilen bonodaki ciranta imzasının davalıya ait olup olmadığı usulünce incelenerek sonucuna göre bir karar verilmekten ibaret olduğu halde yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy