(1086 S. K. m. 440, 441, 442)
Dava: Malatya Belediye Başkanlığı adına Avukat Ramazan Acar ile Turan Erbaş adına Avukat Fuat Karakuş aralarındaki dava hakkında Malatya Asliye 2.Hukuk Hakimliğinden verilen 31.3.1998 gün ve 1997/297-1998/256 sayılı hükmün dairenin 25.1.1999 tarih ve 1998/8291-1999/151 s. ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Taraflar avukatlarınca süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla 2797 S. Yargıtay Kanunu'nun 40 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18 ve Dairenin 15.1.1999 tarihli ilke kararının 7. maddeleri gereğince öncelikle yapılan inceleme sonunda dosya incelendi gereği konuşuldu:
Karar: 1-) Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının değişik 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirine uygun olmayan davalı vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmelidir.
2-) Davacı vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Dava, davalının abone olmadan bağlantı yaparak kaçak kullandığı suyun bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itiraz edilmesi sebebiyle itirazın iptali ile takibin sürdürülmesi istemine ilişkindir. Kaçak su tüketilmesinden ötürü yapılan icra takibinde davalıdan 630.144.500 TL. su bedelinin tahsili istenmiştir. İcra takibine itiraz edilmesi sebebiyle itirazın iptali için açılan davada yapılan yargılama sonunda 136.168.000 TL.lik kısım için itirazının iptaline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre, davacı vekili icra takibinde kaçak su kullanıldığına ait 12.6.1977 tarihli tutanak tarihindeki önceki döneme ilişkin suyun bedelini istemiş, ancak mahkeme iki tutanak arasında tüketilen suyun bedelinin tahsili yönünden hüküm kurmuştur. Bu kabul şekli, olayın oluş ve akışına uygun olmadığı için, doğru değildir. Çünkü ihbar üzerine davalının süt ve yoğurt imalatının bulunduğu yerde yapılan inceleme sonunda; düzenlenen 12.6.1972 tarihli tutanakta abone olmadan yapılan bağlantı ile tüketilen suyun 3330 m3'ten ibaret olduğu belirtilmiştir. Aksi ispat edilemeyen bu tutanak kapsamına rağmen, olaya uygun olmayan bilirkişi raporu dayanak yapılarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Karar bu sebeple bozulması gerekirken onanmış bulunduğundan davacının karar düzeltme istemi HUMK.nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli ve belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
O durumda mahkemece yapılacak iş; davalının bu işyerini hangi tarihte faaliyete geçirdiği, ek tutanağın düzenlendiği 12.6.1972 gününe kadar su tüketimi ile ilgili olarak bu işyeri için kanuni abone olup olmadığı, daha önce herhangi bir ödemede bulunup bulunmadığı gibi hususların araştırılarak varılacak sonuca göre karar vermekten ibaret olmalıdır. Bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile verilen karar bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne, onama ilamının kaldırılmasına ve kararın yukarda yazılı olan sebeplerle BOZULMASINA; 1 sayılı bentte gösterilen sebeplerle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine ve karar düzeltme isteyen davalıdan alınması gereken ret karar harcı peşin alınmış olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı para cezasının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına ve önce temyiz eden davacıdan alınan onama harcı ile peşin alınan ret karar harcının istem halinde geri verilmesine 20.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy