(3402 S. K. m. 19)
Davacı Ö. Taşöz vekili Avukat A. Akgünler tarafından, davalı G. Kaynar aleyhine 8.1.1998 tarihinde verilen dilekçe ile 276 parsel sayılı taşınmaz binanın mülkiyetinin aidiyetinin tesbitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zaman aşımı sebebiyle reddine dair verilen 23/2/1999 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, tapulu taşınmaz üzerinde bulunan binanın mülkiyetinin davacıya ilişkin olduğunun tesbitine ilişkindir.
Davacı, hissedar olduğu 276 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binayı babasının (muris) sağlığında birlikte yapmaya başladığını daha sonra babasının ölümü sebebiyle geri kalan kısmın kendisi tarafından tamamlandığını, davalı tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığı için söz konusu binanın mülkiyetinin kendisine ilişkin olduğunun tesbiti için dava açtığını bildirmiştir. Davalı zaman aşımı savunmasında bulunmuş, mahkemece, dava, 10 senelik zaman aşımı geçtiğinden bahisle reddedilmiştir.
Davacının tesbitini istediği binanın üzerinde bulunduğu taşınmazın 1957 yılında kadastro tesbiti gördüğü gelen tapu kaydından anlaşılmakta ve tespit sırasında yerin cinsinin ne olduğu konusunda bir açıklama bulunmamaktadır. Gelen kayıt fotokopisi üzerinde 18.6.1969 gününde konulan şerhte altında 5 dükkan olan 2 katlı kargir apartman bulunduğu yazılıdır. Bu şerhin hangi amaçla konulduğu anlaşılamamıştır. Mahkemece yapılacak iş, kadastro tesbitinden itibaren tapu kayıtları getirtilmeli, cinsinin ne olduğu belirlenmeli, binanın hangi tarihte yapıldığı tespit edilmek gerekirken olayımızda uygulama yeri olmayan zaman aşımı sebebiyle davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 24.05.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Davaya konu edilen taşınmazın tapu kaydının gayrimenkulün evsafı bölümünde altında beş dükkan olan iki katlı kargir apartman diye yazılıdır. Dava dilekçesinden ve özellikle davacının duruşma tutanağına geçmiş olan beyanından davacının tesbitini istediği binanın evsaf bölümünde yazılı olan muhdesat olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tapuda olan bilgiler konusunda değişiklik istiyor durumundadır. Bu isteğin tapu iptali, belirli kayıtların silinmesi gibi bir eda davasında dile getirilmesi gerekir. Aksi durumda tapuda kayıtlı olan taşınmazın, kayıt aksine belirli bölümünün belirli kişiye ilişkin olduğu hususunda bir tespit kararı verme durumunda kalınmış olur. Tesit davası ile bu mümkün değildir. Zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin söz konusu olmadığı durumlarda da tapuda değişiklik yapacak biçimde tesit kararı verilemez. Bu sebeple eda davasına konu olabilecek hususta tespit kararı verilemez ilkesi gereği sonucu bakımından doğru olan kararın, gerekçe değiştirilerek onanması düşüncesinde olduğumdan bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy