(818 S. K. m. 18) (2918 S. K. m. 20)
Dava: H. S. K. (kendisine asaleten E. K.'ye velayeten) adına avukat M. A. ile S. Y. aralarındaki dava hakkında Merzifon Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 8.7.1997 tarih ve 1994/497-1997/262 sayılı hükmün dairenin 12.10.1998 tarih ve 1998/4333-1998/7699 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı avukatı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 40 ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 18 ve dairenin 15.1.1999 tarihli ilke kararının 7. maddeleri gereğince öncelikle yapılan inceleme sonunda dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacılar, işleteni ve maliki S.P., sürücüsü G.P., olan taşıtın 3.8.1994 günü desteklerine çarparak ölümüne neden olduğunu, olaya karışan aracın trafik kaydına 18.4.1994 günü tedbir kararının işlendiğini, buna rağmen işleten S. P.'nin zararın tazminini engellemek amacı ile ve danışıklı olarak aracı davalıya 23.11.1994 tarihinde sattığını, bu satışın danışıklı olduğunu belirterek iptalini istemişlerdir.
Mahkemece, satış anında tedbir kararının bulunmadığı ve aciz vesikasının alınmamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karayolları Trafik Yasası'nin 20/d maddesinde, trafikte kayıtlı bir aracın satışı için kendine özgü biçim koşulları getirilmiştir. Öncelikle, araç satışlarının noterde yapılması öngörülmüştür. Bir satış işleminin belirtilen biçimde şekle bağlanması durumunda mülkiyetin geçişi için, işlemin belirtilen şekle uygun yapılması gerekir. Aksi halde mülkiyet geçmez. Mülkiyetin geçişi için yasada öngörülen biçim koşuluna uyulması gerekir. Noterde yapılmayan satış ve devirler geçersizdir.
Açıklanan şu duruma göre, bir satış işleminde yanların satışı gerçekleştirmeye yönelik olan iradelerinin birbirine uygun olması ve bu irade açıklamalarının resmi senede aynen yansıması gerekir. Aksi halde, görünürdeki irade yani senede yansıyan irade açıklaması, yanların içindeki gizli irade ile bağdaşmamış olur. Bu halde yanların gizli iradeleri gerçeği yani noter senedindeki biçime uygun düşmeyeceğinden, mülkiyetin geçişinden söz edilemez.
Somut olayda, 10.8.1994 tarihli protokole göre işleten S. P., davalı S. Y.'ye araç için satış vaadinde bulunmuştur. Oto galericisi olan davalı aracın hasarlı olduğunu ve bunun sonuçlarını bilebilecek durumdadır. Tedbir kararının infaz edilmeyişi tek başına şahsı haklı kılmaz. Tebliğin gecikmesi yine ilk malikin gerekli evrakları geciktirmesinden kaynaklanmıştır. İlk malik trafik kazasından doğan zararın tazminini engellemek amacı ile ve danışıklı olarak aracı elden çıkartmıştır. Bu bakımdan yapılan işlem Borçlar Kanunu'nun 18. maddesine aykırıdır.
Açıklanan şu somut olgulara görü, kararın bozulması gerekirken onanmış bulunduğundan, davacıların karar düzeltme istemleri HUMK'nin 440-442. maddelerine göre kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulüne, onama kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, önce alınan onama harcının istek halinde geri verilmesine, 25.2.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy