(818 S. K. m. 41, 49) (2918 S. K. m. 85)
Dava: Davacı R.Ö. vekili avukat T.K.Ö. tarafından davalı A.B. ve arkadaşları aleyhine 17.1.1996 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.3.1997 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan O.A. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı olarak, olaya karışan aracın sürücüsü ve trafik kaydında sahibi gözüken kişi gösterilmiştir. Mahkemece, davalıların sorumluluğu yolunda karar verilmiş olup, karar araç maliki davalı O.A. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalı O.A. yargılama sırasında davaya karşı bir cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Kararın kendisine tebliğ edilmesi üzerine temyiz dilekçesi ve ekindeki noter satış belgesi ile olaya karışan aracı olaydan önce sattığını, işleten sıfatının bulunmadığını bildirmiştir.
Şu durum karşısında; dava dilekçesinin tebliği üzerine cevap vermeyen davalının, bu davranışının davayı ret ettiği, davacının iddialarını inkar ettiği anlamına geleceği, inkarın da bir savunma türü olduğunun kabulü gerekir. Davalı O.A.'nın temyiz dilekçesi ile ibraz ettiği kati Noter satış belgesine göre; aracın olaydan önce 7.7.1995 tarihinde üçüncü kişiye satılıp teslim edildiği anlaşıldığından işleten sıfatı ile sorumlu tutulması doğru değildir. Adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, 25.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy