(1086 S. K. m. 7) (2577 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki haksız eylemden doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı avukat tarafından temyiz edilmesi üzerine, gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tazminat istemine ilişkin olup husumet İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına yöneltilmiştir. Davacıya ait 34 Z 5622 plakalı araç dava dışı Adil Yanık'ın sevk ve idaresinde iken 17.09.1994 tarihinde şüphe edilerek durdurulmuş, adı geçen kişinin elinde yakalanan ve hırsızlık suçundan elde edilen gelirle alındığı gerekçesi ile müsadere edilip adli emanete kayıt edilerek Ümraniye Cezaevi bahçesinde muhafaza edilip daha sonra ceza mahkemesi kararı ile davacıya iadesine karar verilen oto muhafaza edildiği yerde hasarlandığından, davacı açmış olduğu bu davada zararın tazminini istemiştir.
Mahkemece zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından söz edilerek dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa davacıya ait araca idari değil, adli bir işlem sonucu el konulmuştur. Bu nedenle sözü edilen işlemden ötürü doğan zararın adli yargı yerinde dava edilmesi gerekir. Dairenin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş uygulaması da bu yoldadır. ( Dairenin Esas: 1980/11136, Karar 1980/13527 sayılı ve 24.11.1980 günlü kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Esas 1978/4-297, Karar 1979/159 sayılı ve 30.01.1979 günlü karan ). O halde davaya bakılmak gerekirken idare yargının görevli olduğundan söz edilerek dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy