(818 S. K. m. 41, 42, 43, 47, 49)
Dava: Davacı Nilgün ...... vekili Avukat tarafından, davalı Ahmet ...... aleyhine 18.8.1994 gününde verilen dilekçe ile davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının evinde yangın çıkmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29.4.1999 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, davalıların hukuka aykırı eylemleri sonucu evinde zarar gördüğünü belirterek ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tanık anlatımlarına göre olayın pazartesi günü meydana geldiğini davacıların ise yangının çıktığı yerin alt katındaki çalışmaların cuma ve cumartesi günü devam ettiğini, pazar günü bir çalışmanın yapılmadığını böylece davalıların eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından istemin reddine karar vermiştir.
Dosyadaki kanıtlara ve özellikle Ankara 9. Sulh Hukuk mahkemesince 1994/138 d.iş sayılı dosyada olayın meydana geldiği günden bir gün sonra yapılan delil tespitinde bilirkişi elektrik yüksek mühendisi tarafından hazırlanan 11.8.1994 günlü raporda yangının kesinlikle elektriğin kısa devre yapmasından kaynaklanmadığını, gerçek çıkış nedeninin odanın köşesinde bulunan eski kalorifer kolon borularının alt kattaki ecza deposu tavanında yetkili bayi B..... Şirketi tarafından oksijen kaynağı ile kesilmesi esnasında borularda oluşan çok yüksek ısı ile kesimle oluşan ark kıvılcımlarının boruların oda içindeki ağzından üzerinde serili duvardan duvara halıyı tutuşturmasına sebebiyet vermesi olduğu açıklanmıştır. Bu rapor davalılara tebliğ edilmiş, davalılardan B..... Ltd. Şti. itiraz etmiş, diğer davalılarca herhangi bir yanıt verilmemiştir.
Davacı da bu raporu esas almak suretiyle iş bu davayı açmak suretiyle tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece uygun illiyet bağının tespiti için dosya keşif yapılmadan bilirkişi kuruluna sunulmuştur. Bilirkişilerden biri elektrik, diğeri makine yüksek biri de Avukat ve inşaat yüksek mühendisidir. Bilirkişiler 19.10.1996 tarihli raporda genel hatları itibarıyla dinlenen tanık açıklamalarına ağırlık verilmiş, yangının davalıların çalışmadıkları bir günde meydana gelmesi nedeniyle davalıların eyleminden kaynaklanmadığını kesilme sırasında oluşan ark kıvılcım ve cüruf parçalarının kesilen borudan yukarı çıkarak davacının dairesinde yangına neden olamayacağı kanısında bulunduklarını ifade etmişlerdir. İtiraz üzerine aynı bilirkişi kurulu aynı düşüncelerini tekrar etmiştir. İtiraz üzerine dosya bu kez başka bir bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, yine aynı mesleklerden seçilen bilirkişi kurulunca hazırlanan 13.8.1998 günlü raporda yangın çıkan yerin altında yapılan çalışmada radyatör borularının oksijen kaynağı ile kesilerek çıkarıldığı, yangın tehlikesi olduğu durumlarda bu şekildeki çalışmanın sakıncalı olduğu, bunun sonucu olarak kesim yapılan yerde oksijen kaynağının kullanılmış olması nedeniyle borularda ısınmanın oluştuğunu, bu ısı nedeniyle üstteki yani davacı dairesinde yangın çıktığını ve böylece davalıların eylemin meydana gelmesine neden oldukları ve kusurları bulunduğu ifade edilmiştir.
Dosyaya sunulan ve olayın hemen meydana geldiği tarihten kısa bir süre sonra çekilen resimlerde davalılar tarafından savunulduğu gibi ütünün prizde bırakılmasına dayalı savunmalarına yanıt olarak prizde bir yanmanın olmadığı, yangının daha çok doğalgaz borularının kesik olan uç kısımlarında oluştuğu görülmüştür.
Dinlenen davacı tanıkları davalıların alt depoda doğalgaz çalışması yaptıklarını, olayın meydana geldiği günün sabahında davalıların oksijen tüp ve malzemelerinin orada olduğunu gördüklerini, diğer bir tanıkda olayın hemen akabinde yangın yerine gittiğinde prizde bir yanmanın olmadığını gördüğünü ifade etmişlerdir.
Davalıların tanıkları ise, davalıların işinde çalışan kişiler olup, olaydan daha önce ve cumartesi günü çalışmalarını tamamladıklarını, pazar ve pazartesi günü o işyerinde boru kesim işi yapmadıklarını diğer işleri tamamladıklarını açıklamışlardır.
Yukarıda belirtilen bu olgular itibarıyla davacının evinde yangının çıktığı davalılarında savunmalarına göre yangın çıkan yerin alt katında doğalgaz çalışması yaptıkları ve depodaki doğalgaz borularını oksijenle kestikleri anlaşılmaktadır. Olaydan hemen sonra yerinde yapılan delil tespitinde kanıtlar tam mevcut olduğu bir durumda hazırlanan raporda, yangının davalıların eyleminden kaynaklandığı ifade edilmiştir. Bu rapor daha sonra mahkemece alınan bir raporla da doğrulanmıştır. Davalıların ve mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı 19.10.1996 günlü rapor daha çok davalıların olayın meydana geldiği günde o işyerinde çalışma yapılmasına dayandığı ve tanık ifadelerininde bu yönde olduğuna ilişkindir.
Yukarıda da açıklandığı üzere yangının o andaki çalışma esnasında kıvılcımın sıçramasından ziyade borulardaki ısınmadan kaynaklandığı belirtildiğine göre çalışmanın yapılmamış olması, yangının çıkmaması sonucunu doğurmaz. Kaldı ki davalı tanıkları da ve özellikle Salih, Kazım olay günü işyerinde çalıştıklarını ancak kesim işi yapmadıklarını ifade etmişlerdir. Açıklanan şu olgular itibarıyla zararın davalıların haksız eyleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yapılacak iş zarar kapsamını belirlemekten ibarettir, bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy